{"id":3741,"date":"2020-09-09T11:25:22","date_gmt":"2020-09-09T08:25:22","guid":{"rendered":"https:\/\/www.emedrese.com.tr\/blog\/?p=3741"},"modified":"2022-10-08T11:55:02","modified_gmt":"2022-10-08T08:55:02","slug":"din-nedir-kitabi-ve-tolstoy","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/www.emedrese.com.tr\/blog\/din-nedir-kitabi-ve-tolstoy\/","title":{"rendered":"Din Nedir Kitab\u0131 ve Tolstoy"},"content":{"rendered":"\n<p>Din nedir, kitab\u0131n\u0131n ilk b\u00f6l\u00fcm\u00fcnde \u00e7ok k\u0131sa bir \u015fekilde tarih i\u00e7ersinde dinde ger\u00e7ekle\u015fen de\u011fi\u015fimden bahsediliyor. Son y\u00fczy\u0131llarda kutsal\u0131n sorgulanmas\u0131 ile dinin men\u015fei hakk\u0131nda getirilen birka\u00e7 g\u00f6r\u00fc\u015f veriliyor. Ve \u00f6zellikle pozitivizm ele\u015ftiri konu ediliyor. Pozitivizmi ele\u015ftirirken haliyle Tolstoy\u2019un bilime bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131n\u0131 da \u00f6\u011frenmi\u015f oluyoruz. \u015eu c\u00fcmlelerde ifade ediyor Tolstoy d\u00fc\u015f\u00fcncesini; \u201cbilim denilen \u015fey tesad\u00fcf\u00ee, birbirinden tamamen kopuk, \u00e7o\u011fu kez hi\u00e7bir fayda ta\u015f\u0131mayan ve tart\u0131\u015fmas\u0131z hakikati sunamamakla kalmay\u0131p \u00e7o\u011fu kez ham hayaller sunan, bug\u00fcn hakikat diye ilan edilip yar\u0131n reddedilen bilgi par\u00e7ac\u0131klar\u0131.\u201d (syf.9)<\/p>\n\n\n\n<p>Bunun yan\u0131nda Berthelot\u2019un bilimi din olarak g\u00f6rmesini t\u0131pk\u0131 kilise dinine benzetiyor. Yani iki tarafta da inan\u0131lacak esaslar\u0131n temelsizli\u011finden dem vuruyor ki bu bence tutars\u0131z bir g\u00f6r\u00fc\u015f. Zira din dogmalar\u0131 ile bilimsel verileri bir birinden ay\u0131ran en temel hususlardan biri, bilimsel verilerin \u2018do\u011frulanm\u0131\u015f do\u011fru inan\u00e7\u2019 olmas\u0131 yani bilgi temeline oturmas\u0131d\u0131r. \u0130kinci b\u00f6l\u00fcmde ise yine olduk\u00e7a y\u00fczeysel bir \u015fekilde dinin toplum i\u00e7erisindeki konumundan bahsediliyor. Dinin rasyonel toplumlara ait bir sistem oldu\u011fu ve irrasyonel ki\u015fi ve toplumlar\u0131n dinsiz ya\u015fayabilece\u011finden bahsediyor.<\/p>\n\n\n\n<p>Hayvanlar ve i\u00e7g\u00fcd\u00fcsel hareketleri ile insan\u0131n akl\u0131 k\u0131yaslan\u0131yor bu b\u00f6l\u00fcmde. Ve b\u00f6l\u00fcm\u00fcn sonunda Tolstoy\u2019un din tan\u0131m\u0131 ile kar\u015f\u0131la\u015f\u0131yoruz; \u201c\u0130\u015fte, insan\u0131n kendini par\u00e7as\u0131 hissetti\u011fi ve davran\u0131\u015flar\u0131 i\u00e7in yol g\u00f6sterici ilkeler \u00e7\u0131kard\u0131\u011f\u0131 o b\u00fct\u00fcnle kurdu\u011fu ili\u015fkidir. Ve bu y\u00fczden, din ak\u0131l sahibi insanl\u0131\u011f\u0131n asli ve vazge\u00e7ilmez bir \u015fart\u0131 olagelmi\u015ftir.\u201d (syf.12) \u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fc b\u00f6l\u00fcmde farkl\u0131 din tan\u0131mlar\u0131ndan bahsediliyor. 7 tane filozofun din hakk\u0131ndaki g\u00f6r\u00fc\u015flerini verdikten sonra \u00e7e\u015fitli din mensubu kimselerin a\u011f\u0131zlar\u0131ndan kendi dinlerini yorumluyor. \u201cYahudi sonsuzla ili\u015fkisini \u015f\u00f6yle anlatm\u0131\u015ft\u0131r; b\u00fct\u00fcn kavimler aras\u0131ndan Allah\u2019\u0131n se\u00e7ti\u011fi bir kavmin \u00fcyesi olarak, Allah\u2019\u0131n kavmimle yapt\u0131\u011f\u0131 akite uygun hareket etmeliyim.\u201d (syf.14)<\/p>\n\n\n\n<p>D\u00f6rd\u00fcnc\u00fc b\u00f6l\u00fcmde ise dinlerin zaman i\u00e7erisinde ge\u00e7irdi\u011fi evrimden ve her dinin insan e\u015fitli\u011fini savundu\u011fundan bahsediliyor. Din sosyolojisinde \u2018organizmac\u0131\u2019 di\u011fer tan\u0131m\u0131yla \u2018evrimci\u2019 denilen bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131yla kar\u015f\u0131l\u0131yor bizi Tolstoy ve dinlerin ser\u00fcvenine dair \u015funlar\u0131 s\u00f6yl\u00fcyor bize; \u201cb\u00fct\u00fcn canl\u0131lar gibi, din de do\u011far, geli\u015fir, ya\u015flan\u0131r, \u00f6l\u00fcr ve yeniden do\u011far. Daha \u00f6nceki bi\u00e7imlerinden daha m\u00fckemmel bi\u00e7imlerde do\u011far. B\u00fcy\u00fck bir geli\u015fme d\u00f6neminin arkas\u0131ndan, din daima bir \u00e7\u00f6k\u00fc\u015f ve \u00f6l\u00fcm d\u00f6nemine girer ve bu d\u00f6nemi de genellikle \u00f6ncekinden daha makul ve tutarl\u0131 bir dini itikad\u0131n do\u011fum ve olu\u015fum d\u00f6nemi izler. Bu geli\u015fim, \u00f6l\u00fcm ve yeniden do\u011fum d\u00f6nemleri b\u00fct\u00fcn dinlerde hep ya\u015fanm\u0131\u015ft\u0131r.\u201d (syf.16)<\/p>\n\n\n\n<p>Bu tan\u0131mdan sonra dinlerin getirdi\u011fi e\u015fitli\u011fe dair \u015funlar\u0131 s\u00f6yl\u00fcyor Tolstoy; \u201cb\u00fct\u00fcn insanlar\u0131n e\u015fitli\u011finin kabul\u00fc, b\u00fct\u00fcn dinlerin asli ve zaruri \u00f6zelli\u011fidir.\u201d (syf.16) Be\u015finci b\u00f6l\u00fcme \u201cDin ve Yozla\u015fma\u201d ba\u015fl\u0131\u011f\u0131n\u0131 atacak olursak hata etmi\u015f olmay\u0131z. Bu b\u00f6l\u00fcmde Tolstoy ilk olarak insan\u0131 harekete ge\u00e7iren \u00fc\u00e7 etkenden bahseder. Ak\u0131l, duygu ve telkin. Telkinden kast\u0131 insanlar\u0131 bir \u015feyler yapmaya sevk eden sistemlerdir. Dini bunlardan biri olarak g\u00f6r\u00fcr. Ve dinin yozla\u015ft\u0131k\u00e7a telkinlerin kuvvetlendi\u011fini ve telkinler kuvvetlendik\u00e7e de ak\u0131l ve duygunun daha arka planda kald\u0131\u011f\u0131n\u0131 iddia eder.<\/p>\n\n\n\n<p>Dinin yozla\u015fmas\u0131nda etkili \u00fc\u00e7 sebebin oldu\u011funu iddia eder Tolstoy. Bu d\u00fc\u015f\u00fcncesini \u015fu c\u00fcmlelerle ifade eder; \u201cb\u00fct\u00fcn inan\u00e7larda insanlar\u0131n, kadim dinleri yozla\u015ft\u0131ran b\u00fct\u00fcn sap\u0131kl\u0131klar\u0131n temeli say\u0131labilecek \u015fu \u00fc\u00e7 akideye inand\u0131r\u0131lmas\u0131 \u015fart ko\u015fulmu\u015ftur. Birincisi, insan ile tanr\u0131 ya da tanr\u0131lar aras\u0131nda arac\u0131l\u0131k yapabilecek \u00f6zel kimseler vard\u0131r; ikincisi, arac\u0131n\u0131n s\u00f6yledi\u011fi \u015feylerin hakkaniyetini ispatlayan ve tasdik eden mucizeler g\u00f6sterilmi\u015ftir ve g\u00f6sterilmektedir; \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fcs\u00fc, Tanr\u0131da tanr\u0131lar\u0131n \u015fa\u015fmaz iradesini ifade eden s\u00f6zl\u00fc ya da yaz\u0131l\u0131 halli s\u00f6zler vard\u0131r ve bunlar kutsal olup yanl\u0131\u015fl\u0131klar\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclemez.\u201d (syf.20)<\/p>\n\n\n\n<p>Di\u011fer b\u00f6l\u00fcmde ise bu yozla\u015fma a\u015famalar\u0131n\u0131 biraz daha detayl\u0131 inceler. \u00d6rne\u011fin H\u0131ristiyanl\u0131k \u00f6\u011fretisinde Allah ile kul aras\u0131na arac\u0131 konulmamas\u0131 gerekti\u011fine dair malumat bulunmas\u0131na ra\u011fmen din adamlar\u0131 kast\u0131n\u0131n kurulmas\u0131n\u0131, kilisenin kurulu\u015fu ile ili\u015fkilendirir. Daha sonra din adamlar\u0131n\u0131n ele\u015ftirilmezli\u011fi ve din adamlar\u0131 kast\u0131n\u0131 teyit eden \u0130ncil ayetleri v.s.<\/p>\n\n\n\n<p>Yedinci b\u00f6l\u00fcmde tek kelime ile \u2018\u0130man\u2019dan bahsediyor diyebiliriz. H\u0131ristiyanl\u0131k \u00f6\u011fretisinde Aziz Paul\u2019a atfedilen iman tan\u0131m\u0131n\u0131 ele\u015ftirir ve kendi iman tan\u0131m\u0131n\u0131 payla\u015f\u0131r. Tolstoy\u2019a g\u00f6re iman \u015fu demektir; \u201ciman ne \u00fcmit ne de itimatt\u0131r ama belli bir manevi haldir. \u0130man, insan\u0131n d\u00fcnyadaki konumunun belirli bir manevi halidir. \u0130man, insan\u0131n d\u00fcnyadaki konumunun onu belli hareketleri yapmaya m\u00fckellef k\u0131ld\u0131\u011f\u0131na ili\u015fkin fark\u0131ndal\u0131\u011f\u0131d\u0131r.\u201d (syf.25) Ayn\u0131 b\u00f6l\u00fcmde Tolstoy dini \u015f\u00f6yle tarif eder; \u201ctek bir fark d\u0131\u015f\u0131nda iman, din ile ayn\u0131 \u015feydir: Din kelimesiyle kendi d\u0131\u015f\u0131m\u0131zda g\u00f6zlemlenen bir olguyu kast ederiz, buna kar\u015f\u0131l\u0131k iman dedi\u011fimiz \u015fey ise bu olgunun i\u00e7imizde tecr\u00fcbe edilmesidir.\u201d (syf.26)<\/p>\n\n\n\n<p>Bu b\u00f6l\u00fcmde Tolstoy k\u0131saca tarihte insan\u0131n \u00e7ekmi\u015f oldu\u011fu eziyet ile bug\u00fcn\u00fc k\u0131yas ediyor. Ge\u00e7mi\u015f d\u00f6nemlerde b\u00fcy\u00fck katliamlar yapm\u0131\u015f olan Cengiz Han, Atilla, Neron gibi \u015fahsiyetlerin dahi bug\u00fcn insana yap\u0131lan zulm\u00fc g\u00f6rseler hayret edeceklerinden bahsediyor. Devamla kendisinden sonra kavramla\u015ft\u0131r\u0131lm\u0131\u015f olan \u2018Sosyal Darwinizm\u2019den s\u00f6z ediyor. Biyolojik olarak ortama uyum sa\u011flayan canl\u0131n\u0131n sosyal anlamda da ortama uyum sa\u011flayarak ya\u015fam\u0131n\u0131 s\u00fcrd\u00fcrebildi\u011fini s\u00f6yl\u00fcyor. Roma\u2019n\u0131n, b\u00fct\u00fcn dinlerle ba\u011flar\u0131n\u0131 kopartt\u0131\u011f\u0131nda d\u00fcnyay\u0131 fethetti\u011fini ve bug\u00fcn de H\u0131ristiyan kavimlerin ayn\u0131 \u015feyi ayn\u0131 \u00f6l\u00e7ekte yapt\u0131\u011f\u0131n\u0131 iddia ediyor. Tarihin hi\u00e7bir d\u00f6neminde insanl\u0131\u011f\u0131n bu kadar hayvanla\u015fmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 \u015fu c\u00fcmlelerle ifade ediyor; \u201cfakat yine \u015f\u00fcphesiz ki, tarihin hi\u00e7bir d\u00f6neminde, giderek canavarla\u015fan \u015fimdiki H\u0131ristiyan d\u00fcnyam\u0131zdaki kadar ahlaks\u0131z, insan\u0131n hayvani ihtiraslar\u0131na hi\u00e7bir k\u0131s\u0131tlaman\u0131n getirilmedi\u011fi bir hayat ya\u015fanmad\u0131.\u201d (syf.31)<\/p>\n\n\n\n<p>Dokuzuncu b\u00f6l\u00fcm\u00fc ise H\u0131ristiyan d\u00fcnyas\u0131na yapt\u0131\u011f\u0131 k\u00fc\u00e7\u00fck bir ele\u015ftiri ile kapat\u0131yor. Tekvin Kitab\u0131n\u0131n alt\u0131nc\u0131 b\u00f6l\u00fcm\u00fcnde ge\u00e7en Tufan Hadisesi\u2019nde insanl\u0131\u011f\u0131n kendilerine verilen ruhu nefsaniyetleri u\u011fruna harcamalar\u0131 sebebiyle cezaland\u0131r\u0131ld\u0131klar\u0131 yaz\u0131l\u0131r. 950 y\u0131l olan insan \u00f6mr\u00fcn\u00fcn bu hadise sebebiyle 120 y\u0131la indirildi\u011finden bahsedilir. Tolstoy\u2019un getirdi\u011fi ele\u015ftirisi ise \u015fudur; mademki bah\u015fedilen ruhun nefsaniyet nam\u0131na kullan\u0131lmas\u0131 sebebiyle insanl\u0131k b\u00fcy\u00fck bir azaba u\u011frad\u0131, yine bu sebepten u\u011frayabilir. Dolay\u0131s\u0131yla halen H\u0131ristiyanl\u0131k d\u00fcnyas\u0131 ni\u00e7in bu ruhu heva, heves ve ihtiraslar\u0131na ula\u015fman\u0131n bir arac\u0131 olarak g\u00f6rmektedir?<\/p>\n\n\n\n<p>Onuncu b\u00f6l\u00fcmde k\u0131saca dinin gereklili\u011fine dair bir \u015feyler s\u00f6ylemektedir. \u015e\u00f6yle ki; insan\u0131n din olmazsa s\u00fcrekli duygular\u0131 ile hareket edece\u011fi ve bu meydana gelen harekete akli bir k\u0131l\u0131f uyduraca\u011f\u0131ndan bahseder. Mesela; bir din mensubu zinan\u0131n haram oldu\u011funu bilir. Ve bu konu \u00fczerine felsefe yapmadan zinadan uzak durur. Fakat bir din mensubu olmayan kimse zina eder. Ve \u00fczerine akli bir k\u0131l\u0131f uydurmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131r. Sa\u011fl\u0131k, hobi, ihtiya\u00e7 vs. Bu akli k\u0131l\u0131f\u0131 uydurmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131rken de bir\u00e7ok kere kendisiyle \u00e7eli\u015fti\u011fini ve tutarl\u0131 bir sebep bulamad\u0131\u011f\u0131n\u0131 iddia eder.<\/p>\n\n\n\n<p>On birinci b\u00f6l\u00fcmde yazar bilimlerin \u00e7ok detay konularla u\u011fra\u015f\u0131p as\u0131l meseleleri es ge\u00e7ti\u011fini s\u00f6yl\u00fcyor. Mesela; ne yapmal\u0131y\u0131z sorusunu cevaplamad\u0131\u011f\u0131 ya da her daim ezilen bir s\u0131n\u0131f olan i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131n bug\u00fcne kadar nas\u0131l geldi\u011fini cevaplamaya \u00e7al\u0131\u015fmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6yl\u00fcyor. Bunun yan\u0131 s\u0131ra bilim ve teknolojinin geli\u015fmesi ile dinden uzakla\u015f\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131 ve bu geli\u015fmelerin neye yarad\u0131\u011f\u0131n\u0131 \u015fu c\u00fcmlelerle ifade ediyor; \u201cb\u00fct\u00fcn bunlara ilaveten, teknoloji ve t\u0131p gibi uygulamal\u0131 bilimler, yol g\u00f6sterici dini bir ilkeden mahrum olduklar\u0131 i\u00e7in makul gayelerinden uzakla\u015ft\u0131r\u0131larak yanl\u0131\u015f bir istikamet benimsiyorlar. Bu a\u00e7\u0131dan teknolojinin tamam\u0131 \u00e7al\u0131\u015fan kitlelerin y\u00fck\u00fcn\u00fc azaltmay\u0131 de\u011fil, zengin s\u0131n\u0131flar\u0131n istedi\u011fi ilerlemeleri ama\u00e7l\u0131yor; b\u00f6ylece zengin ile fakir, efendi ile k\u00f6le aras\u0131ndaki ay\u0131r\u0131m\u0131 derinle\u015ftiriyor. E\u011fer bu bulu\u015f ve ilerlemelerden baz\u0131 nimetler, baz\u0131 k\u00fc\u00e7\u00fck k\u0131r\u0131nt\u0131lar \u00e7al\u0131\u015fan s\u0131n\u0131flar\u0131n hissesine d\u00fc\u015f\u00fcyorsa bu, o insanlar d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcld\u00fc\u011f\u00fc i\u00e7in de\u011fil, sadece bulu\u015flar\u0131n mahiyetleri icab\u0131 onlardan uzak tutulamad\u0131\u011f\u0131ndand\u0131r.\u201d (syf.42)<\/p>\n\n\n\n<p>On ikinci b\u00f6l\u00fcme net bir ba\u015fl\u0131k koyamad\u0131m ama konusu di\u011fer konulardan pek farkl\u0131 de\u011fil. Yine yozla\u015fan din ve artan itaat ve hiptonik etkiden s\u00f6z ediliyor. On \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc b\u00f6l\u00fcmde dini dogmalar ve bilimin uyu\u015fmazl\u0131\u011f\u0131; bunun neticesinde kafas\u0131 kar\u0131\u015f\u0131k veya dinsizli\u011fi maneviyat\u0131n asl\u0131 zanneden nesillerden bahsediliyor. Mesela; teslis, kom\u00fcnyon, \u0130slam\u2019da mira\u00e7 hadisesi gibi dogmalar daha k\u00fc\u00e7\u00fcc\u00fck ya\u015flarda k\u00fc\u00e7\u00fcc\u00fck beyinlere yerle\u015ftiriliyor. Daha sonra bu dogmalar akla yani bilime ters d\u00fc\u015ft\u00fc\u011f\u00fcnde neye inan\u0131p inanmayaca\u011f\u0131n\u0131 bilmeyen veya sadece akl\u0131 temel kabul eden nesiller t\u00fcr\u00fcyor. H\u00e2lbuki din demek o dogmalar demek de\u011fildir.<\/p>\n\n\n\n<p>Din demek o dogmalar demek de\u011filse; Din Nedir? \u0130\u015fte Tolstoy bu soruyu hemen bir sonraki b\u00f6l\u00fcmde a\u00e7\u0131kl\u0131\u011fa kavu\u015fturuyor. \u0130lk olarak Tolstoy d\u00fcnya var olal\u0131 beri hala evrensel dini ilkelerin tespit edilemedi\u011finden dem vurur. Ve kendi dini konumunu \u015fu c\u00fcmlelerle a\u00e7\u0131klar; \u201cbize g\u00f6re, hakiki din, harici suretleri de\u011fil temel ilkeleri itibari ile Brahmanizm\u2019e Konf\u00fc\u00e7yus\u00e7ulu\u011fa, Taoculu\u011fa, Yahudili\u011fe, Budizm\u2019e hatta \u0130slamiyete uyan ilkleri itibari ile H\u0131ristiyanl\u0131kt\u0131r.\u201d (syf.53) Daha sonra dinde temel ilkenin Allah inanc\u0131 oldu\u011fundan bahseder. Bu ilke kitab\u0131n 53. sayfas\u0131nda a\u00e7\u0131klanmaktad\u0131r. Uzun oldu\u011fu i\u00e7in buraya almayaca\u011f\u0131m fakat sayfa 53\u2019te bahsetti\u011fi ilkeyi hemen arka sayfada iki sat\u0131rda \u00f6zetler ve \u015funu der; \u201cdin insan\u0131n her \u015feyin men\u015fei (Allah) ile ili\u015fkisinin, bu ili\u015fkinin sonucunda edinilen gayenin (iyilik, sevgi vs.) ve bu gayenin sonucu olan davran\u0131\u015f kurallar\u0131n\u0131n (yard\u0131mla\u015fma, ho\u015fg\u00f6r\u00fc vs.) tan\u0131m\u0131d\u0131r.\u201d (syf.54)<\/p>\n\n\n\n<p>On be\u015finci b\u00f6l\u00fcmde ise az \u00f6nce bahsetti\u011fi dinin \u00f6neminden bahsetmektedir. Dinin olmay\u0131\u015f\u0131n\u0131n sadece d\u00fcnyadaki kaosu tetikleyece\u011fini iddia eder. \u201c\u0130nsan hayat\u0131n\u0131n kanunu \u015fudur; gerek ferdin gerekse toplumun hayat\u0131n\u0131n \u0131slah\u0131, ancak ve ancak deruni ve manevi tekam\u00fclle m\u00fcmk\u00fcn olur.\u201d (syf.57) \u201cBir k\u0131s\u0131r d\u00f6ng\u00fc s\u00f6z konusu; dinin yoklu\u011fu \u015fiddete dayal\u0131 hayvani hayat\u0131 do\u011furuyor; \u015fiddete dayal\u0131 hayvani hayat hipnotik etkiden kurtulmay\u0131 ve hakiki dini benimsemeyi git gide imk\u00e2ns\u0131zla\u015ft\u0131r\u0131yor. Ve bu y\u00fczden insanlar zaman\u0131m\u0131zdaki en tabii, en gerekli ve en m\u00fcmk\u00fcn \u015feyi yapm\u0131yorlar, yani din s\u00fcs\u00fc verilmi\u015f olan aldatmacay\u0131 y\u0131k\u0131p, hakikati benimsemiyor ve onu yaym\u0131yorlar. (syf.57) On yedinci b\u00f6l\u00fcmde insanl\u0131\u011f\u0131n kurtulu\u015funun dinde oldu\u011fundan bahsedilmektedir. Ve Tolstoy bu d\u00fc\u015f\u00fcncesini \u00e7ok k\u0131sa bir \u015fekilde \u015f\u00f6yle ifade eder; \u201cdin, insan ile ebedi hayat ve Allah aras\u0131nda akla ve \u00e7a\u011fda\u015f bilgiye uygun olarak kurulan ve insanl\u0131\u011f\u0131 mukadder hedefine sevk eden bir ili\u015fkidir.\u201d (syf.62)<\/p>\n\n\n\n<p>Din ve Ahlak adl\u0131 b\u00f6l\u00fcm Tolstoy\u2019un Alman Ahlaki K\u00fclt\u00fcr Derne\u011finin sordu\u011fu iki soruya binaen kaleme ald\u0131\u011f\u0131 yaz\u0131d\u0131r. Sorular \u015funlard\u0131r; Din kelimesinden anlad\u0131\u011f\u0131n\u0131z nedir? Anlad\u0131\u011f\u0131n\u0131z \u015fekilde dinden ba\u011f\u0131ms\u0131z bir ahlak anlay\u0131\u015f\u0131 olabilir mi? Tolstoy bu b\u00f6l\u00fcm\u00fcn ilk yar\u0131s\u0131nda din \u00fczerine yap\u0131lan yorumlar\u0131 \u00fc\u00e7 ba\u015fl\u0131kta ele alarak ele\u015ftiriyor. Tolstoy\u2019un s\u0131n\u0131fland\u0131rmas\u0131 \u015f\u00f6yledir:<\/p>\n\n\n\n<blockquote class=\"wp-block-quote\"><p>a- Din hakiki vahiy ve bu vahyin sonucu olarak Allah\u2019a kulluktur.<br>b- Din, bir hurafe inan\u0131\u015flar toplam\u0131 ve bu hurafe inan\u0131\u015flardan \u00e7\u0131kan hurafe tap\u0131nma bi\u00e7imleri.<br>c- Din, zeki insanlar\u0131n hem rahatlar\u0131 hem de s\u0131radan kitlelerin tutkunlar\u0131n\u0131 dizginlemek ve onlar\u0131 y\u00f6netmek i\u00e7in geli\u015ftirdi\u011fi bir \u00f6nermeler ve kurallar b\u00fct\u00fcn\u00fc.<\/p><\/blockquote>\n\n\n\n<p>Tolstoy din i\u00e7in yap\u0131lan bu tan\u0131mlar\u0131n hi\u00e7 birini kabul etmez. Her birini ele\u015ftirir. Ve son olarak kendi din tan\u0131m\u0131n\u0131 yapar. \u201cdin insan\u0131n kendisiyle sonsuz, s\u0131n\u0131rs\u0131z k\u00e2inatla ve onun men\u015fei ve ilk sebebiyle kurdu\u011fu ili\u015fkidir.\u201d (syf.76) Bu b\u00f6l\u00fcm\u00fcn ikinci k\u0131sm\u0131nda da ikinci soruya cevap verir Tolstoy ve ahlak\u0131n dinden ayr\u0131lamaz bir \u015fey oldu\u011funu s\u00f6yler. Ona g\u00f6re \u00fc\u00e7 t\u00fcrl\u00fc ahlak bi\u00e7imi vard\u0131r:<\/p>\n\n\n\n<blockquote class=\"wp-block-quote\"><p>a- \u015eahsi ahlak; ki\u015finin tamam\u0131yla kendi mutlulu\u011funu d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fc\u011f\u00fc ve bunun i\u00e7in \u00e7al\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131 ahlak bi\u00e7imi.<br>b- Toplumsal ahlak; ki\u015finin bir toplum yani devlet, millet, cemaat u\u011fruna kendini feda etmesi.<br>c- Tanr\u0131 ahlak\u0131; bu da k\u00e2inat\u0131n men\u015feinin iradesini tan\u0131maya ve onu ifa etmeye \u00e7al\u0131\u015fmakt\u0131r.<\/p><\/blockquote>\n\n\n\n<p>Tolstoy\u2019a g\u00f6re ilk iki ahlak tipi tamam\u0131yla anlams\u0131zd\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc o tip ahlak anlay\u0131\u015flar\u0131n\u0131 temellendirirken bir\u00e7ok \u00e7eli\u015fki meydana \u00e7\u0131kar. Ve bu tip anlay\u0131\u015flar\u0131n Tanr\u0131 ile hi\u00e7bir ili\u015fkisi yoktur. \u0130nsan sonu\u00e7ta yine kendi menfaati i\u00e7in \u00e7al\u0131\u015f\u0131r. B\u00f6l\u00fcm\u00fcn sonuna do\u011fru di\u011fer b\u00f6l\u00fcmlerde de yapt\u0131\u011f\u0131 gibi Sosyal Darwinizm\u2019i ele\u015ftirir. En bariz \u00f6rnek olarak Hinduizm\u2019in, Budizm\u2019in do\u011fal hayattaki kanunlar\u0131n insan hayat\u0131na uyarlanamaz olmas\u0131 sebebiyle \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131ndan bahseder. Ve son zamanlarda do\u011fa kanunlar\u0131n\u0131n sosyal hayata uyarlanmazl\u0131\u011f\u0131n\u0131 ele\u015ftirenlerin \u201ck\u00e2inat\u0131n h\u00fck\u00fcmdar\u0131n\u0131n\u201d egemenli\u011fini teyit ettiklerini s\u00f6yler.<\/p>\n\n\n\n<p>Tolstoy dinsiz bir ahlak sistemini; k\u00f6ks\u00fcz bir \u015fekilde kopar\u0131l\u0131p tekrar topra\u011fa g\u00f6m\u00fclmek isteyen bir bitkiye benzetir. T\u0131pk\u0131 o bitkinin ye\u015fermeyece\u011fi gibi dinsiz ahlak anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131n da topluma fayda sa\u011flamayaca\u011f\u0131n\u0131 iddia eder. \u201cDin, insan\u0131n kendine \u00f6zg\u00fc \u015fahsiyeti ile sonsuz k\u00e2inat aras\u0131nda kurdu\u011fu belirli bir ili\u015fkidir. Ahlak ise bu ili\u015fkiden do\u011fan s\u00fcrekli bir hayat d\u00fcsturudur.\u201d (syf. 87)<\/p>\n\n\n\n<p>Kitab\u0131n ikinci k\u0131sm\u0131 toplam doksan sayfa ve on dokuz b\u00f6l\u00fcm. Bu b\u00f6l\u00fcmlerin ekseriyetinin i\u00e7eri\u011fi \u015fiddet, sevgi ve din ekseninde \u015fekillenmektedir. K\u0131saca buraya kadar genel \u00e7er\u00e7evesi \u00e7izilen konular farkl\u0131 a\u00e7\u0131lardan tekrara tabi tutulmu\u015f. Bu sebepten bu k\u0131sm\u0131n \u00f6zetini olduk\u00e7a k\u0131sa tutmaya \u00e7al\u0131\u015faca\u011f\u0131m.<\/p>\n\n\n\n<p>Mesela birinci b\u00f6l\u00fcmde kitab\u0131n di\u011fer k\u0131sm\u0131nda \u00e7ok\u00e7a g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcm\u00fcz yozla\u015fm\u0131\u015f din bahse konu edilmi\u015f. B\u00f6l\u00fcm\u00fc \u00f6zetleyen paragraf \u015f\u00f6yle; \u201ck\u0131sacas\u0131, Hristiyan insanlar\u0131n sefaletinin ard\u0131ndaki sebep, insanlar\u0131n \u015fuursuz imans\u0131zl\u0131\u011f\u0131 ve s\u00f6zde e\u011fitimli insanlar\u0131n iman\u0131 \u015fuurlu bi\u00e7imde inkar etmesidir.\u201d (syf. 93) \u0130kinci b\u00f6l\u00fcmde yine tekraren d\u00fcnya insanlar\u0131n\u0131 bir araya getirecek bir \u201cmanevi ilke\u201dnin olmay\u0131\u015f\u0131ndan dem vurulmu\u015f. \u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fc b\u00f6l\u00fcmde \u015fiddetin b\u00f6l\u00fcc\u00fcl\u00fc\u011f\u00fc bahse konu edilirken d\u00f6rd\u00fcnc\u00fc b\u00f6l\u00fcmde Hristiyan d\u00fcnyas\u0131n\u0131n din ile kurtulu\u015fundan bahsedilmi\u015f. Be\u015f ve alt\u0131nc\u0131 b\u00f6l\u00fcmlerde ise \u00fc\u00e7 ve d\u00f6rd\u00fcnc\u00fc b\u00f6l\u00fcmleri teyit eder mahiyette veriler i\u015flenmi\u015f. Yedinci b\u00f6l\u00fcmde d\u00fcnyadaki \u015fiddet sorununa, sevgi kanununun yeg\u00e2ne \u00e7are oldu\u011fundan bahsedilmi\u015f. Ve H\u0131ristiyanl\u0131\u011f\u0131n temel ilkelerini g\u00f6steren birka\u00e7 \u0130ncil ayeti de bu b\u00f6l\u00fcmde payla\u015f\u0131lm\u0131\u015f.<\/p>\n\n\n\n<p>Sekizinci b\u00f6l\u00fcmde g\u00fc\u00e7l\u00fcn\u00fcn g\u00fc\u00e7s\u00fcz\u00fc ezdi\u011fi bir d\u00fcnya sisteminden bahsedilmektedir. \u015eiddetin ve sava\u015f\u0131n galip geldi\u011fi, i\u015f\u00e7ilerin, k\u00f6lelerin s\u00fcrekli ezilip haklar\u0131n\u0131n gasp edildi\u011fi bir d\u00fcnya\u2026 Tolstoy d\u00fcnyadaki bu karga\u015fan\u0131n sebebinin sevgi kanunun y\u00fcr\u00fcrl\u00fckte olmamas\u0131ndan kaynakland\u0131\u011f\u0131n\u0131 iddia eder. \u0130nsanlar hemcinslerini katledecek kadar canidir. \u00c7\u00fcnk\u00fc o insanlar\u0131n hemcinslerine duydu\u011fu sevgi ad\u0131 verilen bir duygu s\u00f6z konusu de\u011fildir. Sevgi kanununu anlayan insanlar da sistemler taraf\u0131ndan cezaland\u0131r\u0131lmaktad\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p>Dokuzuncu ve onuncu b\u00f6l\u00fcmlerde insan \u00f6ld\u00fcrmek, canl\u0131lara zarar vermek istemeyen kimselerin sistem taraf\u0131ndan nas\u0131l cezaland\u0131r\u0131ld\u0131\u011f\u0131ndan bahseder. Dokuzuncu b\u00f6l\u00fcmde Dirili\u015f roman\u0131nda da bahsetti\u011fi bir gen\u00e7ten bahseder. Askerli\u011fe al\u0131nmak istenen bir gen\u00e7\u2026 Bu gen\u00e7 askerlik zaman\u0131nda askerli\u011fe al\u0131nmay\u0131 reddeder. Sebebi H\u0131ristiyanl\u0131\u011f\u0131n bir canl\u0131ya zarar vermeyi kesinlikle yasakl\u0131yor olu\u015fudur. Gen\u00e7 muhakeme edilir ve karar\u0131nda sebat etti\u011fi tespit edilince hapse at\u0131l\u0131r. \u0130\u015fte dokuzuncu b\u00f6l\u00fcm bu olay\u0131n sahnelendi\u011fi b\u00f6l\u00fcmd\u00fcr.<\/p>\n\n\n\n<p>Onuncu b\u00f6l\u00fcmde ise dokuzuncu b\u00f6l\u00fcm\u00fcn kahraman\u0131 olan gen\u00e7 \u00fczerinden sava\u015f ve \u015fiddet ele\u015ftirisi yap\u0131l\u0131r. On birinci b\u00f6l\u00fcmde, dokuzuncu b\u00f6l\u00fcmdeki gence benzer \u015fahsiyetler ve dramlar\u0131 konu edilmi\u015ftir. On ikinci ve on \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc b\u00f6l\u00fcmlerde yine konu sevgi ve \u015fiddet eksenli olu\u015fmaktad\u0131r fakat bu b\u00f6l\u00fcmlerde Tolstoy yeni bir sistemin kurulmas\u0131na \u00e7ok az kald\u0131\u011f\u0131n\u0131n m\u00fcjdesini verir. Sahih H\u0131ristiyan \u00f6\u011fretisi \u00fczerine kurulacak bir sistemden umudu oldu\u011funu belirtir. Ve sistemin suretteki bir de\u011fi\u015fiklik ile de\u011fil \u015fuurdaki bir de\u011fi\u015fiklikle m\u00fcmk\u00fcn oldu\u011funu fakat insanlar tez canl\u0131 olduklar\u0131 i\u00e7in suretteki de\u011fi\u015fikli\u011fe ka\u00e7t\u0131klar\u0131n\u0131 s\u00f6yler. \u201cHayat\u0131n sosyal \u015fartlar\u0131 ancak, insanlar\u0131n nefislerine sahip \u00e7\u0131kmas\u0131 ile d\u00fczelebilir.\u201d (syf. 141) \u201cBe\u015feri kanuna itaat \u015fuuru, k\u00f6lele\u015ftirir; Allah\u2019\u0131n kanununa itaat \u015fuuru ise h\u00fcrle\u015ftirir.\u201d (syf. 147)<\/p>\n\n\n\n<p>On d\u00f6rd\u00fcnc\u00fc b\u00f6l\u00fcmde toplumun hayat\u0131n en y\u00fcce kanununa ula\u015fabilmesi i\u00e7in toplumun her ferdinin hayat\u0131n\u0131 bu kanuna adamas\u0131 gerekti\u011finden bahsedilir. \u201cOna ancak tek tek her birimiz kendimize veya ba\u015fkas\u0131na getirece\u011fi sonu\u00e7lar\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnmeden veya tasa etmeden ve bir sosyal \u00f6rg\u00fct\u00fcn u\u011fruna de\u011fil, sadece her ferdin kendisi ve hayat\u0131 i\u00e7in, hayat\u0131n en y\u00fcce kanununun ger\u00e7ekle\u015ftirilmesi u\u011fruna hayatlar\u0131m\u0131z\u0131 belirli bir tarzda d\u00fczenledi\u011fimizde ula\u015fabiliriz.\u201d (syf. 149) On be\u015finde b\u00f6l\u00fcmde Tolstoy h\u00fck\u00fcmetlerin gereksizli\u011finden bahseder. H\u00fck\u00fcmetlerin olmamas\u0131 gerekti\u011fini savunur. On alt\u0131nc\u0131 b\u00f6l\u00fcmde ise bu d\u00fc\u015f\u00fcncesini detayland\u0131r\u0131r. H\u00fck\u00fcmetsiz bir toplumu bug\u00fcn\u00fcn insan\u0131n anlayamayaca\u011f\u0131ndan bahseder. \u00c7\u00fcnk\u00fc ne ge\u00e7mi\u015fte ne de g\u00fcn\u00fcm\u00fczde b\u00f6yle bir toplum mevcut de\u011fildir. Fakat b\u00f6yle bir toplum yarat\u0131labilir.<\/p>\n\n\n\n<p>Tarih boyunca bir grup az\u0131nl\u0131k, b\u00fcy\u00fck topluluklara h\u00fckmetmek istemi\u015ftir. En ba\u015fta bu g\u00fcd\u00fc Tolstoy\u2019a g\u00f6re ilkelcedir. Daha sonra bu az\u0131nl\u0131k b\u00fcy\u00fck toplulu\u011fu y\u00f6netmek i\u00e7in sistemlere gereksinim duymu\u015ftur. Ve bu sistemlerde de \u015fiddete ba\u015fvurmadan yapt\u0131r\u0131m uygulayamam\u0131\u015ft\u0131r. Tolstoy\u2019a g\u00f6re devletin siyasi \u015fiddet uygulamalar\u0131 baz\u0131lar\u0131 i\u00e7in bar\u0131\u015f\u00e7\u0131l gibi g\u00f6z\u00fckse de asl\u0131nda bu \u015fiddet uygulamalar\u0131n\u0131n bir\u00e7ok zarar\u0131 vard\u0131r. Bu uygulama ile devlet tepki \u00e7eker. Bu uygulamay\u0131 yapt\u0131rd\u0131\u011f\u0131 ki\u015filerin ve bu uygulamay\u0131 gazetede okuyan kitlelerin merhamet duygular\u0131nda sars\u0131nt\u0131lar meydana gelir. \u00c7\u00fcnk\u00fc \u015fahit olunan \u015fiddet insanlar\u0131n i\u00e7erisindeki merhamet duygular\u0131n\u0131 yok edebilir.<\/p>\n\n\n\n<p>\u201c\u015eiddete hi\u00e7 ihtiya\u00e7 duymayaca\u011f\u0131n\u0131z bir hayat ya\u015famaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131n\u201d (syf.155) Bu c\u00fcmle Tolstoy\u2019un kitab\u0131n ikinci k\u0131sm\u0131ndaki anlatt\u0131klar\u0131n\u0131n \u00f6zeti mahiyetindedir. Tolstoy\u2019un insanl\u0131\u011fa serzeni\u015fi\u2026 On yedi, on sekiz ve on dokuzuncu b\u00f6l\u00fcmler kitab\u0131n son b\u00f6l\u00fcmleridir. Ve buraya kadar bahsetti\u011fimiz konulardan farkl\u0131 hi\u00e7bir \u015fey bulunmamaktad\u0131r bu b\u00f6l\u00fcmlerin i\u00e7erisinde. Kitab\u0131n dili bu b\u00f6l\u00fcmlerde biraz daha vaaz, nasihat tarz\u0131na d\u00f6nmektedir. \u015eiddeti g\u00f6t\u00fcrecek ve sevgiyi getirecek olan \u015feyin \u2018alt\u0131n kural\u2019 ad\u0131n\u0131 verdikleri davran\u0131\u015f oldu\u011funu s\u00f6yler. \u201cSana yap\u0131lmas\u0131n\u0131 istemedi\u011fin \u015feyi ba\u015fkalar\u0131na yapma.\u201d&nbsp; Bu kural\u0131 devletler ba\u011flam\u0131nda da bir \u00e7\u00f6z\u00fcm \u00f6nerisi olarak sunar bize. Ve son olarak gelece\u011fin gen\u00e7lerine seslenir; umut sizlersiniz. \u201c\u00d6lmeden \u00f6nce hemcinslerime s\u00f6ylemek istedi\u011fim budur.\u201d (syf. 169)<\/p>\n\n\n\n<blockquote class=\"wp-block-quote\"><p><strong>Bu makaleyi okuyanlar i\u00e7in tavsiye yaz\u0131:<\/strong><br><strong><a href=\"https:\/\/www.emedrese.com.tr\/blog\/din-felsefesi-tarihi-uzerine\/\" title=\"Din Felsefesi Tarihi \u00dczerine\">Din Felsefesi Tarihi \u00dczerine<br><\/a><a href=\"https:\/\/www.emedrese.com.tr\/blog\/buyuk-hippiastan-hipparkhosa-iki-kitap-bes-diyalog\/\" target=\"_blank\" rel=\"noopener\" title=\"B\u00fcy\u00fck Hippias\u2019tan Hipparkhos\u2019a \u0130ki Kitap Be\u015f Diyalog\">\u0130ki Kitap 5 Diyalog<\/a><br><a href=\"https:\/\/www.emedrese.com.tr\/blog\/devlet-adami-lakhes-gorgias\/\" target=\"_blank\" rel=\"noopener\" title=\"Devlet Adam\u0131\">Devlet Adam\u0131<br><\/a><a href=\"https:\/\/www.emedrese.com.tr\/blog\/augustinus-ve-itiraflari\/\" target=\"_blank\" rel=\"noopener\" title=\"Augustinus ve \u0130tiraflar\u2019\u0131\">Augustinus ve \u0130tiraflar&#8217;\u0131<\/a><\/strong><\/p><\/blockquote>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>Din nedir, kitab\u0131n\u0131n ilk b\u00f6l\u00fcm\u00fcnde \u00e7ok k\u0131sa bir \u015fekilde tarih i\u00e7ersinde dinde ger\u00e7ekle\u015fen de\u011fi\u015fimden bahsediliyor. Son y\u00fczy\u0131llarda kutsal\u0131n sorgulanmas\u0131 ile dinin men\u015fei hakk\u0131nda getirilen birka\u00e7 g\u00f6r\u00fc\u015f veriliyor. Ve \u00f6zellikle pozitivizm ele\u015ftiri konu ediliyor. Pozitivizmi ele\u015ftirirken haliyle Tolstoy\u2019un bilime bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131n\u0131 da \u00f6\u011frenmi\u015f oluyoruz. \u015eu c\u00fcmlelerde ifade ediyor Tolstoy d\u00fc\u015f\u00fcncesini; \u201cbilim denilen \u015fey tesad\u00fcf\u00ee, birbirinden tamamen [&hellip;]<\/p>\n","protected":false},"author":17,"featured_media":4215,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":[],"categories":[147],"tags":[],"aioseo_notices":[],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/www.emedrese.com.tr\/blog\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/3741"}],"collection":[{"href":"https:\/\/www.emedrese.com.tr\/blog\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/www.emedrese.com.tr\/blog\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.emedrese.com.tr\/blog\/wp-json\/wp\/v2\/users\/17"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.emedrese.com.tr\/blog\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=3741"}],"version-history":[{"count":4,"href":"https:\/\/www.emedrese.com.tr\/blog\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/3741\/revisions"}],"predecessor-version":[{"id":5062,"href":"https:\/\/www.emedrese.com.tr\/blog\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/3741\/revisions\/5062"}],"wp:featuredmedia":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.emedrese.com.tr\/blog\/wp-json\/wp\/v2\/media\/4215"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/www.emedrese.com.tr\/blog\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=3741"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.emedrese.com.tr\/blog\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=3741"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.emedrese.com.tr\/blog\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=3741"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}