{"id":3855,"date":"2020-09-09T15:54:31","date_gmt":"2020-09-09T12:54:31","guid":{"rendered":"https:\/\/www.emedrese.com.tr\/blog\/?p=3855"},"modified":"2022-09-24T11:01:27","modified_gmt":"2022-09-24T08:01:27","slug":"bati-modernizmi-ve-islamda-modernlesme-donemi-baglaminda-modern-kuran-yorumlari-2","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/www.emedrese.com.tr\/blog\/bati-modernizmi-ve-islamda-modernlesme-donemi-baglaminda-modern-kuran-yorumlari-2\/","title":{"rendered":"Modern Kur&#8217;an Yorumlar\u0131 -2-"},"content":{"rendered":"\n<div id=\"toc_container\" class=\"toc_wrap_left no_bullets\"><p class=\"toc_title\">\u0130&ccedil;indekiler<\/p><ul class=\"toc_list\"><li><a href=\"#Giris\">Giri\u015f<\/a><\/li><li><a href=\"#Ilmi_Tefsir_Cabalari\">\u0130lmi Tefsir \u00c7abalar\u0131<\/a><\/li><li><a href=\"#Tantavi_b_Cevheri_el-Misri_1862-1940\">Tantavi b. Cevheri el-M\u0131sri (1862-1940)<\/a><\/li><li><a href=\"#Muhammed_Resid_Riza_1865-1935\">Muhammed Re\u015fid R\u0131za (1865-1935)<\/a><\/li><li><a href=\"#Ahmet_Mustafa_Meragi_1883-1952\">Ahmet Mustafa Mera\u011fi (1883-1952)<\/a><\/li><li><a href=\"#Seyyid_b_Kutub_b_Ibrahim_b_Huseyin_es-Sirazi_1906-1966\">Seyyid b. Kutub b. \u0130brahim b. H\u00fcseyin e\u015f-\u015eirazi (1906-1966)<\/a><\/li><li><a href=\"#Fazlurrahman_1919-1988\">Fazlurrahman (1919-1988)<\/a><\/li><li><a href=\"#Roger_Garaudy_1913-1912\">Roger Garaudy (1913-1912)<\/a><\/li><li><a href=\"#Muhammed_Arkoun_1929-2010\">Muhammed Arkoun (1929-2010)<\/a><\/li><li><a href=\"#Hasan_Hanefi_Hasaneyn_1935\">Hasan Hanefi Hasaneyn (1935-\u2026)<\/a><\/li><\/ul><\/div>\n<h3><span id=\"Giris\">Giri\u015f<\/span><\/h3>\n\n\n\n<p>Bu yaz\u0131m\u0131zda \u201c\u00e7a\u011fda\u015f\u201d ad\u0131n\u0131 verdi\u011fimiz d\u00f6nemi yine bu d\u00f6neme ait ak\u0131m ve d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrler \u00fczerinden incelemeye \u00e7al\u0131\u015faca\u011f\u0131z. Fakat bundan \u00f6nce bahsetti\u011fimiz Kuran\u2019a farkl\u0131 yakla\u015f\u0131mlar\u0131n sebebi neydi? Ni\u00e7in geleneksel okuman\u0131n d\u0131\u015f\u0131nda farkl\u0131 okuma t\u00fcrleri geli\u015ftirildi ve teorize edildi, bunu tekrar hat\u0131rlayal\u0131m.<\/p>\n\n\n\n<p>Bilindi\u011fi \u00fczere Bat\u0131 16. y\u00fczy\u0131l sonras\u0131nda pek \u00e7ok bilimsel ve teknolojik geli\u015fmeye ev sahipli\u011fi yapt\u0131. Hemen hemen her y\u00fczy\u0131lda devrim niteli\u011findeki de\u011fi\u015fiklerle bug\u00fcne ula\u015ft\u0131. Bat\u0131 her g\u00fcne yeni bir geli\u015fme ile uyan\u0131rken \u0130slam co\u011frafyas\u0131 t\u00fcm bu geli\u015fmelerden uzak, dura\u011fan bir atmosferde ya\u015flanmaktayd\u0131. Fakat bir g\u00fcn bir tak\u0131m ilim ve hikmet sahibi kimseler bir \u015feylerin yolunda gitmedi\u011fini anlad\u0131. Bat\u0131 ilim ve fen deryas\u0131nda yelken a\u00e7m\u0131\u015f, k\u0131talar a\u015farken, \u0130slam medeniyeti limanda g\u00fcn saymaktayd\u0131. Geri kal\u0131nm\u0131\u015ft\u0131. Ve derhal bir \u00e7are bulunmal\u0131yd\u0131.<\/p>\n\n\n\n<p>\u0130\u015fte bir grup ulema \u00e7areyi Kuran\u2019da buldu. Kuran y\u00fczy\u0131llardan beri raftan inmemi\u015fti. Y\u00fczy\u0131llar \u00f6nce birileri onu okumu\u015f ve bir sistem tesis etmi\u015fti. Sonraki gelenler de bu sistemi kuvvetlendirmeye ve bu sistem \u00fczerinden Kuran\u2019la muhatap olmaya ba\u015flam\u0131\u015ft\u0131. Fakat bug\u00fcn o sistem donmu\u015f ve kullan\u0131lamaz olmu\u015ftu. Kuran art\u0131k raftan indirilmeli ve \u00e7a\u011f ile y\u00fczle\u015ftirilmeliydi. \u0130\u015fte bu faaliyeti 1800\u2019l\u00fc y\u0131llar\u0131n sonunda Seyyid Ahmed Han, Seyyid Emir Ali, Muhammed Ebu Zeyd, Muhammed Abduh gibi isimler b\u00fcy\u00fck bir cesaret \u00f6rne\u011fi g\u00f6stererek ger\u00e7ekle\u015ftirmeye \u00e7al\u0131\u015ft\u0131lar. Ve kendilerinden sonra gelenlere \u0131\u015f\u0131k oldular.<\/p>\n\n\n\n<p>\u015eimdi \u0130slam\u2019da \u201c\u00c7a\u011fda\u015f Modernizm D\u00f6neminde\u201d kendinden s\u00f6z ettiren baz\u0131 ak\u0131m ve d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrlerden bahsedelim.<\/p>\n\n\n\n<h3><span id=\"Ilmi_Tefsir_Cabalari\"><strong>\u0130lmi Tefsir \u00c7abalar\u0131<\/strong><\/span><\/h3>\n\n\n\n<p>Bu tefsir ak\u0131m\u0131 asl\u0131nda yeni ortaya \u00e7\u0131km\u0131\u015f bir metot de\u011fil. Abbasiler d\u00f6neminde M\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n felsefe, astronomi, matematik, t\u0131p, fizik, kimya gibi ilim dallar\u0131yla tan\u0131\u015fmas\u0131yla ba\u015flar. Amac\u0131; bilimsel veriler, teknolojik geli\u015fmeler ve fenni ke\u015fifler ile naslar aras\u0131nda uyum sa\u011flamakt\u0131r. Yani tefsir faaliyetini bilimsel bulu\u015flar ve nazariyeler \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131nda ger\u00e7ekle\u015ftirmektir. Ge\u00e7mi\u015fte bu tefsir metoduyla ilgilenmi\u015f me\u015fhur pek \u00e7ok \u00e2lim vard\u0131r. Gazali, Suyuti, Razi gibi isimler buna \u00f6rnek olarak verilebilir.<\/p>\n\n\n\n<p>Bug\u00fcn de bu tefsir metoduyla hala ilgilenmekte olan bir tak\u0131m d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrler bulunmaktad\u0131r. Arap co\u011frafyas\u0131ndan; Ke\u015ff\u00fc\u2019l Esrari\u2019n Nuraniyyeti\u2019l Kuraniyye adl\u0131 kitab\u0131yla Muhammed b. Ahmed el-\u0130skenderani\u2019yi (\u00f6. 1888), Tebaiu\u2019l \u0130stibdad ve Mesairu\u2019l \u0130sti\u2019bad kitab\u0131yla Seyyid Abdurrahman el-Kevakibi\u2019yi (\u00f6. 1902) ve son olarak el-Cevahir fi Tefsiri\u2019l Kuran ad\u0131yla 25 ciltlik tefsirin sahibi Tantavi Cevheri\u2019yi (\u00f6. 1940) \u00f6rnek olarak verebiliriz. T\u00fcrkiye\u2019den de Elmal\u0131l\u0131 Hamdi Yaz\u0131r, Said Nursi, S\u00fcleyman Ate\u015f, Celal K\u0131rca gibi isimleri k\u0131smen bu ekol i\u00e7erisinde inceleyebiliriz.<\/p>\n\n\n\n<p>Bug\u00fcn hala T\u00fcrkiye\u2019de bu tefsir metoduyla \u00e7ok ciddi \u015fekilde ilgilenen ve bu metottan medet uman baz\u0131 ilim adamlar\u0131 mevcut. Televizyon programlar\u0131nda, konferanslarda, seminerlerde, din ve bilimi uzla\u015ft\u0131rmak nam\u0131na bu okuma metodunu ciddi bir \u015fekilde savunuyorlar. Bu t\u00fcrden bir Kuran okumas\u0131 belki 17. ve 18. y\u00fczy\u0131llara kadar m\u00fcmk\u00fcnd\u00fc. Bir yere kadar idare edebilirdi. Fakat son y\u00fczy\u0131llarda ger\u00e7ekle\u015fen ilmi ke\u015fifler t\u00fcm d\u00fcnya tarihinde ger\u00e7ekle\u015fen ke\u015fiflerden bile fazla. Teorilerin ve ideolojilerin birbirileri ile d\u00f6v\u00fc\u015ft\u00fc\u011f\u00fc, teknolojik aletlerin tabiata meydan okudu\u011fu bir zaman diliminde ya\u015f\u0131yoruz. Bundan 1400 y\u0131l \u00f6nce inmi\u015f olan bir kitap, bir yaz\u0131l\u0131 kaynak t\u00fcm bu geli\u015fmeleri nas\u0131l ihtiva edebilir? Nas\u0131l bunlar\u0131n t\u00fcm\u00fcne i\u015faret edebilir\/ettirilebilir?<\/p>\n\n\n\n<p>\u201cS\u00fcleyman\u2019a r\u00fczg\u00e2r\u0131 verdik\u201d (Sebe\u2019 34\/12) ayetinin u\u00e7ak ve f\u00fczeyi; \u201cben onu g\u00f6z a\u00e7\u0131p kapay\u0131ncaya getiririm\u201d (Neml 27\/40) ayetinin de \u0131\u015f\u0131nlanmaya delalet etmesi ne kadar makul? H\u00fcth\u00fct ku\u015funun (Neml 27\/20) helikoptere i\u015faret etmesi ne kadar tutarl\u0131? A\u00e7\u0131k\u00e7a ifade etmek gerekirse bu t\u00fcrden yorumlar bir ezilmi\u015flik ve t\u00fckenmi\u015flik psikolojisinin tezah\u00fcr\u00fcd\u00fcr. Bunun yan\u0131 s\u0131ra belli oranda mizah i\u00e7ermektedir. Bu ak\u0131m\u0131n son d\u00f6nemlerdeki en \u00f6nemli temsilcisi Tantavi Cevheri\u2019dir.<\/p>\n\n\n\n<h3><span id=\"Tantavi_b_Cevheri_el-Misri_1862-1940\">Tantavi b. Cevheri el-M\u0131sri (1862-1940)<\/span><\/h3>\n\n\n\n<p><strong><em>Hayat\u0131:<\/em><\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>1862 y\u0131l\u0131nda Nil Deltas\u0131\u2019nda Zekazik\u2019in g\u00fcneydo\u011fusundaki Kefr Avadullah Hicazi k\u00f6y\u00fcnde do\u011far. \u0130lk e\u011fitimini k\u00f6y\u00fcnde al\u0131r ve bu s\u00fcre\u00e7te Kuran\u2019\u0131 ezberler. Daha sonra Ezher\u2019e kay\u0131t olur. 1877-1882 y\u0131llar\u0131 aras\u0131 Ezher\u2019dedir. Be\u015f y\u0131ll\u0131k bir e\u011fitimden sonra hastal\u0131\u011f\u0131 sebebiyle ilme devam etmek istemez. K\u00f6y\u00fcne d\u00f6ner. Burada \u00fc\u00e7 y\u0131l \u00e7ift\u00e7ilikle u\u011fra\u015f\u0131r. Do\u011fayla i\u00e7li d\u0131\u015fl\u0131 ge\u00e7en bu \u00fc\u00e7 y\u0131lda tabiat bilimlerine merak salar. Ve Ezher\u2019de d\u00f6rt y\u0131l daha okumaya karar verir.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Tabiat bilimlerine duydu\u011fu merak sebebiyle 1889\u2019da Darululum\u2019a kay\u0131t olur. Ve 1893\u2019te buradaki e\u011fitimini de tamamlar. 1900-1910 y\u0131llar\u0131 aras\u0131nda el-Medreset\u00fc\u2019l Hidiviyye\u2019dedir. M\u00fcderristir. Bu d\u00f6nemde \u0130ngilizce de \u00f6\u011frenir, hatta \u00e7eviriler yapar. El-H\u0131zb\u00fc\u2019l Vataniye\u2019ye yak\u0131nl\u0131\u011f\u0131 sebebiyle partinin yay\u0131n organ\u0131 Liva\u2019da yaz\u0131lar yazar.<\/p>\n\n\n\n<p>\u0130ngiliz aleyhtarl\u0131\u011f\u0131 sebebiyle g\u00f6rev yapt\u0131\u011f\u0131 yerlerden azledilir. Bir s\u00fcre daha farkl\u0131 yerlerde okutmanl\u0131k yapar. Emekliye ayr\u0131ld\u0131\u011f\u0131 1922 y\u0131l\u0131ndan sonra t\u00fcm vaktini eser telif etmeye ve sosyal \u00e7al\u0131\u015fmalara ay\u0131r\u0131r. \u0130hvan-\u0131 M\u00fcslimin\u2019e kat\u0131l\u0131r. Te\u015fkilat\u0131n yaz\u0131 i\u015fleriyle me\u015fgul olur. Ve M\u00fcsl\u00fcman Karde\u015fler gibi pek \u00e7ok sosyal hareketlerde yer al\u0131r. 1940 y\u0131l\u0131n\u0131n Ocak ay\u0131nda Kahire\u2019de vefat eder.<\/p>\n\n\n\n<p><strong><em>D\u00fc\u015f\u00fcncesi:<\/em><\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>Tantavi Cevheri\u2019ye g\u00f6re; Kuran\u2019da hikmet, tevhit, tabiat, kimya ve daha say\u0131lamayacak kadar bir\u00e7ok ilim ve fenne dair malumat mevcuttur. Bunlar a\u00e7\u0131k veya gizli bir \u015fekilde bulunmaktad\u0131r. \u00d6nemli olan bu ulum ve f\u00fcnunu ke\u015ffedebilmektir.<\/p>\n\n\n\n<p>Cevheri\u2019ye g\u00f6re Kuran\u2019da 150 adet f\u0131k\u0131h, 750 adet ilim ve fenle ilgili ayet vard\u0131r. Fakat bug\u00fcne kadar ulema ekseriyetle f\u0131k\u0131h ile u\u011fra\u015f\u0131p Kuran\u2019daki kevni ve kozmolojik hususlar \u00fczerinde durmam\u0131\u015flard\u0131r. Bu do\u011fru de\u011fildir. Ge\u00e7mi\u015f ulema f\u0131k\u0131hta dirayet sahibiydi. Yeni jenerasyon da bilimde dirayet sahibi olmal\u0131d\u0131r ki ancak bu \u015fekilde terakki ger\u00e7ekle\u015ftirilebilir.<\/p>\n\n\n\n<p>Tantavi Cevheri ilmi tefsir ekol\u00fcn\u00fcn en \u00f6nemli ismi olarak bilinir. Toplam on adet eseri vard\u0131r. Bu eserlerden en \u00f6nemlisi el-Cevahir fi Tefisiri\u2019l Kuran ad\u0131yla yazm\u0131\u015f oldu\u011fu 25 ciltlik tefsirdir.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>\u0130\u00e7timai tefsir ekol\u00fc<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>\u0130\u00e7timai tefsir ekol\u00fc son zamanlarda ortaya \u00e7\u0131kan bir okuma metodudur. As\u0131l amac\u0131; Kuran\u2019\u0131 hayat ile b\u00fct\u00fcnle\u015ftirmek ve \u0130slam\u2019\u0131 \u00e7a\u011fa uygun bir \u015fekilde tecdit ve \u0131slah etmektir. Kurucusu M\u0131s\u0131rl\u0131 \u00e2lim Muhammed Abduh\u2019tur.<\/p>\n\n\n\n<p>Bu tefsir metodu Kuran\u2019\u0131n gramer yap\u0131s\u0131 \u00fczerinde detayl\u0131ca durmay\u0131 do\u011fru bulmaz. Daha \u00e7ok inan\u00e7 ve ahlaki i\u00e7erikli ayetlerdeki ruhu bulmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131r. Bu \u015fekilde \u00e7a\u011f\u0131n toplumsal sorunlar\u0131n\u0131 naslar\u0131n \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131nda \u00e7\u00f6z\u00fcmlemeyi hedefler. Kuran selef-i salihinin anlad\u0131\u011f\u0131 gibi anla\u015f\u0131l\u0131p okunmal\u0131d\u0131r. Ancak bu \u015fekilde tekrar hayat bulup, i\u015flerlik kazanabilir. Bu ekol\u00fcn \u00f6nc\u00fcs\u00fc olan Muhammed Abduh\u2019u klasik d\u00f6nem i\u00e7erisinde incelemi\u015ftik. \u015eimdi Abduh\u2019tan sonra bu ekol\u00fcn geli\u015fip sistemle\u015fmesinde katk\u0131s\u0131 olan baz\u0131 ilim ve fikir insanlar\u0131n\u0131 inceleyece\u011fiz.<\/p>\n\n\n\n<h3><span id=\"Muhammed_Resid_Riza_1865-1935\"><strong>Muhammed Re\u015fid R\u0131za (1865-1935)<\/strong><\/span><\/h3>\n\n\n\n<p><strong><em>Hayat\u0131:<\/em><\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>1865 y\u0131l\u0131n\u0131n 18 Ekim\u2019inde bug\u00fcnk\u00fc L\u00fcbnan s\u0131n\u0131rlar\u0131nda kalan Trablus\u015fam yak\u0131nlar\u0131ndaki Kalemun\u2019da d\u00fcnyaya gelir. Re\u015fid R\u0131za evvela Trablus R\u00fc\u015fdiyesinde tahsil g\u00f6r\u00fcr. Akabinde m\u00fcfredat\u0131nda modern bilimlerin de bulundu\u011fu Medreset\u00fc\u2019l Vataniye\u2019de okur. M\u00fcstakil \u00e7al\u0131\u015fmalarda bulunur. Kendisini yeti\u015ftirmeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131r. Bu s\u00fcrede \u00f6zellikle \u0130mam-\u0131 Gazali\u2019nin \u0130hya-u Ulumiddin adl\u0131 eserinin \u00fczerinde durur.<\/p>\n\n\n\n<p>Cemaleddin Afgani ve Muhammed Abduh\u2019un \u00e7\u0131karm\u0131\u015f oldu\u011fu Urvet\u00fc\u2019l V\u00fcska adl\u0131 dergiyle tan\u0131\u015f\u0131r. Bu onun d\u00fc\u015f\u00fcn ser\u00fcveninin d\u00f6n\u00fcm noktas\u0131 olur. Afgani ile g\u00f6r\u00fc\u015femese de 1882 y\u0131l\u0131nda Muhammed Abduh ile g\u00f6r\u00fc\u015fme f\u0131rsat\u0131 bulur. O s\u0131rada Abduh L\u00fcbnan\u2019da s\u00fcrg\u00fcndedir.<\/p>\n\n\n\n<p>Muhammed Abduh Paris d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fc Beyrut\u2019a yerle\u015fir. Burada dersler verir. 1889 y\u0131l\u0131na kadar burada Abduh\u2019un derslerine kat\u0131l\u0131r. Daha sonra M\u0131s\u0131r\u2019a gider ve \u0131slahat faaliyetlerine ba\u015flar. Abduh\u2019un vefat\u0131ndan sonra siyasetle daha fazla me\u015fgul olmaya ba\u015flar. Farkl\u0131 \u00fclkelere seyahatler yapar. Pek \u00e7ok ilmi ve siyasi faaliyette bulunur.<\/p>\n\n\n\n<p>1935 y\u0131l\u0131n\u0131n 23 A\u011fustos\u2019unda S\u00fcvey\u015f seyahati d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fc vefat eder.<\/p>\n\n\n\n<p><strong><em>D\u00fc\u015f\u00fcncesi:<\/em><\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>Re\u015fid R\u0131za, Muhammed Abduh\u2019un ba\u015flatt\u0131\u011f\u0131 \u00e7izgiyi devam ettirerek dinin ve dini ilimlerin \u0131slahat\u0131 i\u00e7in \u00e7al\u0131\u015fmalar yapar. Islahat faaliyetlerinde bulunur. Her \u015feyden evvel sa\u011flam bir Arap\u00e7aya inan\u0131rd\u0131. Gelenekten beslenip \u00e7a\u011fa ayak uydurularak yap\u0131lan i\u00e7tihat ve tecdidin \u0130slam toplumlar\u0131na canl\u0131l\u0131k ve yeni bir ruh getirece\u011fini iddia ederdi. Mezhep ba\u011f\u0131ml\u0131l\u0131\u011f\u0131na kar\u015f\u0131yd\u0131.<\/p>\n\n\n\n<p>Ona g\u00f6re tabiat kanunlar\u0131 de\u011fi\u015ftirilemez fakat dini kanunlar de\u011fi\u015ftirilebilir. Bu sebeple dini do\u011faya, de\u011fi\u015fmeyene uygun yorumlamak esast\u0131r. Bunun yan\u0131 s\u0131ra Kuran\u2019\u0131n evrensel \u00e7a\u011fr\u0131s\u0131n\u0131n tazeli\u011fini her daim korudu\u011funu savunmu\u015ftur. Zira \u0130slam f\u0131tri bir dindir. Her \u00e7a\u011fa ve insana hitap edecek potansiyele sahiptir.<\/p>\n\n\n\n<blockquote class=\"wp-block-quote\"><p>Re\u015fid R\u0131za Kuran\u2019\u0131n hedeflerini on maddede toplar:<br>Dinin temel erk\u00e2n\u0131n\u0131 ortaya koymak<br>\u0130nsanlara ilahi mesaj\u0131 iletmek<br>Taklitten korumak<br>Toplumun \u0131slah\u0131n\u0131 ger\u00e7ekle\u015ftirmek<br>\u0130dari konularda yol g\u00f6stermek<br>Mali meselelerde adaleti g\u00f6stermek<br>Kad\u0131nlar ve t\u00fcm insanl\u0131\u011fa haklar\u0131n\u0131n verilmesini sa\u011flamak<br>K\u00f6leli\u011fe son vermek<\/p><\/blockquote>\n\n\n\n<p>Tefsiru\u2019l Menar, di\u011fer ad\u0131yla Tefsiru\u2019l Kurani\u2019l Azim, Re\u015fid R\u0131za\u2019n\u0131n yar\u0131m kalan eserinin ad\u0131d\u0131r. \u00d6l\u00fcm\u00fcne kadar Muhammed Abduh\u2019un Menar\u2019da yazm\u0131\u015f oldu\u011fu tefsir notlar\u0131ndan faydalanm\u0131\u015f, \u00f6l\u00fcm\u00fcnden sonra kendi g\u00f6r\u00fc\u015fleri ile eseri olu\u015fturmaya \u00e7al\u0131\u015fm\u0131\u015ft\u0131r. Eser 12 c\u00fcz\u00fc muhtevi 12 cilttir. Eserini tamamlayamadan vefat etmi\u015ftir.<\/p>\n\n\n\n<p>Son olarak Re\u015fid R\u0131za tasavvufu reddetmese de tasavvufa dair pek \u00e7ok kavram ve uygulamay\u0131 hurafe oldu\u011fu gerek\u00e7esiyle reddetmektedir. Rab\u0131ta ve tevess\u00fcl gibi baz\u0131 unsurlar\u0131, vahdet-i v\u00fccud gibi nazariyeleri bat\u0131l ve uydurma oldu\u011fu gerek\u00e7esiyle ink\u00e2r eder. Ve tasavvufu saf bir \u015fekilde nefsi terbiye olarak g\u00f6r\u00fcr.<\/p>\n\n\n\n<h3><span id=\"Ahmet_Mustafa_Meragi_1883-1952\"><strong>Ahmet Mustafa Mera\u011fi (1883-1952)<\/strong><\/span><\/h3>\n\n\n\n<p><strong><em>Hayat\u0131:<\/em><\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>M\u0131s\u0131r\u2019\u0131n Said b\u00f6lgesindeki Circa\u2019ya ba\u011fl\u0131 Mera\u011fa k\u00f6y\u00fcnde do\u011far. \u0130lk\u00f6\u011frenimini Mera\u011fa\u2019da tamamlar, yine burada Kuran\u2019\u0131 ezberler. 1897 senesinde Ezher\u2019de e\u011fitimine ba\u015flar. Ve Muhammed Abduh\u2019un da i\u00e7erisinde bulundu\u011fu pek \u00e7ok k\u0131ymetli ilim adam\u0131ndan ilim tahsil eder. Ezher\u2019deki e\u011fitimini tamamlamadan Kahire D\u00e2rululum\u2019una ge\u00e7er. 1909\u2019da buradan mezun olur. Hayat\u0131n\u0131n bundan sonraki d\u00f6neminde pek \u00e7ok kurumda g\u00f6rev al\u0131r ve bir\u00e7ok talebe yeti\u015ftirir.<\/p>\n\n\n\n<p><strong><em>D\u00fc\u015f\u00fcncesi:<\/em><\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>Mera\u011fi\u2019nin yazm\u0131\u015f oldu\u011fu 30 ciltlik tefsir kitab\u0131 olan Tefsiru\u2019l Mera\u011fi i\u00e7timai-edebi tefsir ekol\u00fcne ait bir eser olarak kabul edilmektedir. Muhammed Abduh ve Re\u015fid R\u0131za \u00e7izgisinde bir d\u00fc\u015f\u00fcnceye sahip oldu\u011fu iddia edilir. Tefsirinde de Tefsiru\u2019l Menar\u2019dan pek \u00e7ok nakle rastlanmaktad\u0131r. Bunun yan\u0131 s\u0131ra k\u00e2inat\u0131n yarat\u0131lmas\u0131 ve buna benzer konularda ilmi tefsir ekol\u00fcne ba\u011fl\u0131 kalarak bilimsel verilerden faydalanm\u0131\u015ft\u0131r. Bu \u00e7er\u00e7evede baz\u0131 mucizeleri maddi sebeplerle a\u00e7\u0131klama gayretinde bulunmu\u015ftur.<\/p>\n\n\n\n<h3><span id=\"Seyyid_b_Kutub_b_Ibrahim_b_Huseyin_es-Sirazi_1906-1966\"><strong>Seyyid b. Kutub b. \u0130brahim b. H\u00fcseyin e\u015f-\u015eirazi (1906-1966)<\/strong><\/span><\/h3>\n\n\n\n<p><strong><em>Hayat\u0131:<\/em><\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>1906 y\u0131l\u0131n\u0131n 9 Ekim\u2019inde M\u0131s\u0131r\u2019\u0131n Asyut vilayetine ba\u011fl\u0131 Mu\u015fa k\u00f6y\u00fcnde do\u011far. \u0130lk e\u011fitimini k\u00f6y\u00fcnde al\u0131r. 1926\u2019da \u00f6\u011fretmen okulundan mezun olur. \u0130ki y\u0131l sonra D\u00e2rululum\u2019a kay\u0131t olur. 1933\u2019te mezun olur. 6 y\u0131l kadar ilkokul \u00f6\u011fretmenli\u011fi yapar.<\/p>\n\n\n\n<p>1947\u2019den itibaren el-Alem\u00fc\u2019l Arabi dergisini \u00e7\u0131karmaya ba\u015flar. 1948 y\u0131l\u0131nda siyasi \u00fcslubu sebebiyle dergi kapat\u0131l\u0131r. Ayn\u0131 y\u0131l ara\u015ft\u0131rma yapmak maksad\u0131yla olu\u015fturulan bir heyetle beraber New York\u2019a g\u00f6nderilir. 150\u2019de Amerika\u2019dan d\u00f6ner. Maarif Bakanl\u0131\u011f\u0131 murak\u0131pl\u0131\u011f\u0131na ba\u015flar. \u0130ki y\u0131l sonra bu g\u00f6revinden istifa eder.<\/p>\n\n\n\n<p>1953 \u015eubat\u0131nda \u0130hvan-\u0131 M\u00fcslimin\u2019e \u00fcye olur. 1954\u2019te te\u015fkilat kapat\u0131l\u0131r ve \u00fcyeler tutuklan\u0131r. Fakat protesto edilen h\u00fck\u00fcmet, tutuklanan \u00fcyeleri serbest b\u0131rak\u0131r. 1954\u2019\u00fcn Ekim\u2019inde Cemal Abd\u00fcnnas\u0131r\u2019a kar\u015f\u0131 giri\u015filen suikasttan \u0130hvan te\u015fkilat\u0131 sorumlu tutulur. T\u00fcm te\u015fkilat y\u00f6neticileri ile beraber Kutub da tutuklan\u0131r. Ve 15 y\u0131l hapse mahk\u00fbm edilir. 10 sonra baz\u0131 sebeplerle serbest b\u0131rak\u0131l\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p>Tahliye edilmesinden hemen sonra te\u015fkilat\u0131 tekrar canland\u0131rmak ister. Bu y\u00fczden 1965\u2019te tekrar tutuklan\u0131r. Uzun yarg\u0131 s\u00fcrecinin sonunda idam h\u00fckm\u00fcn\u00fc giyer. 28 A\u011fustos 1966\u2019da cezas\u0131 infaz edilir ve cesedi gizli bir yere g\u00f6m\u00fcl\u00fcr.<\/p>\n\n\n\n<p><strong><em>D\u00fc\u015f\u00fcncesi:<\/em><\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>Seyyid Kutub \u00e7ok y\u00f6nl\u00fc bir ki\u015filiktir. Gazeteci, edebiyat\u00e7\u0131, aktivist gibi pek \u00e7ok kimli\u011fe sahip, de\u011ferli bir \u015fahsiyettir. Bu sebeple biz onun devlet, millet, siyaset ba\u011flam\u0131ndaki fikirlerinden \u00e7ok \u0130slam ve Kuran eksenindeki fikir ve g\u00f6r\u00fc\u015flerini \u00f6zetleyece\u011fiz.<\/p>\n\n\n\n<p>Seyyid Kutub \u0130slam medeniyetini farkl\u0131 medeniyetlerin temelinde y\u00fckselen bir yap\u0131 olarak g\u00f6r\u00fcr. Ona g\u00f6re \u0130slam medeniyeti Yunan\u2019\u0131n tesirindedir. Ve zarar g\u00f6rm\u00fc\u015ft\u00fcr. Bu sebeple yabanc\u0131 etkilerden ar\u0131nmal\u0131, \u00f6z benli\u011fine tekrar kavu\u015fturulmal\u0131d\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p>Kutub, t\u0131pk\u0131 Mevdudi gibi ul\u00fbhiyet anlay\u0131\u015f\u0131na ba\u011fl\u0131 bir h\u00e2kimiyet anlay\u0131\u015f\u0131 olu\u015fturmaya \u00e7al\u0131\u015fm\u0131\u015ft\u0131r. \u00d6zellikle \u201ch\u00e2kimiyet\u201d ve \u201ccahiliye\u201d kavramlar\u0131 \u00fczerinde durmu\u015ftur. T\u00fcm kullar e\u015fittir ve onlar \u00fczerinde yaln\u0131z Allah h\u00fck\u00fcm sahibidir.<\/p>\n\n\n\n<p>Cihat kavram\u0131 da onun d\u00fc\u015f\u00fcncesinde \u00f6nemli bir yerdedir. Zira bug\u00fcn cihat modern cahiliyeye kar\u015f\u0131 verilen m\u00fccadeledir.&nbsp; \u0130nsan\u0131n \u00f6zg\u00fcrle\u015fmesinin iki yolu; tebli\u011f ve cihatt\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p>Kutub\u2019un bu fikirlere sahip olu\u015fu ve bu fikirlerini en \u00f6nemli eserlerinden biri olan Fi Z\u0131lali\u2019l Kuran adl\u0131 eserinde i\u015flemesi onu i\u00e7timai tefsir ekol\u00fc i\u00e7erisinde incelememizi m\u00fcmk\u00fcn k\u0131l\u0131yor. Fakat Kutub\u2019un fikirlerine daha genel bir perspektifle yakla\u015f\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda onun i\u00e7timai ekolden \u00e7ok neo-selefi \u00e7izgiye daha yak\u0131n oldu\u011fu g\u00f6r\u00fclecektir.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>Tarihselcilik<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>Son d\u00f6nemlerin en orijinal, ayn\u0131 zamanda en ayk\u0131r\u0131 Kuran okuma metotlar\u0131ndan birisidir tarihselcilik. Anavatan\u0131; pek \u00e7ok fikrin men\u015fei olan Avrupa\u2019d\u0131r. Genel anlamda tarihselcilik; yerel \u015fartlar\u0131n sonu\u00e7lar\u0131 etkilemesinin ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz oldu\u011funu iddia eden kuram\u0131n ad\u0131d\u0131r. Bu kuram ayd\u0131nlanma d\u00f6nemi sonras\u0131 kutsal metinler \u00fczerinde uygulanmaya ba\u015flanm\u0131\u015ft\u0131r. As\u0131l ama\u00e7; \u0130ncil\u2019deki akla ters olan noktalar\u0131 ak\u0131l ve bilimle uzla\u015ft\u0131rmak, mitolojik verileri anlamland\u0131rmak ve tekrardan canl\u0131 bir kitap haline getirmektir.<\/p>\n\n\n\n<p>Bundan hemen hemen bir as\u0131r sonra bu metot \u0130slam d\u00fcnyas\u0131nda da s\u00f6z konusu olmaya ba\u015flam\u0131\u015ft\u0131r. Tarihselcilik Bat\u0131\u2019dakinden k\u00fc\u00e7\u00fck farklarla Kuran\u2019a uyarlanmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. \u015e\u00f6yle ki; Bat\u0131\u2019da bu metot kutsal kitaplar\u0131n akla ters olan noktalar\u0131 i\u00e7in kullan\u0131l\u0131rken \u0130slam d\u00fcnyas\u0131nda Kuran\u2019\u0131n i\u015flerli\u011fini kaybetmi\u015f ahk\u00e2m\u0131 i\u00e7in kullan\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Yani ilahi yasaman\u0131n ama\u00e7lar\u0131 tespit edilerek, bu ama\u00e7lar ekseninde ilkeler dev\u015firilip Kuran\u2019\u0131 tekrar \u00e7a\u011fa hitap eder bir dinamikli\u011fe kavu\u015fturmak istenmi\u015ftir.<\/p>\n\n\n\n<p>Bu t\u00fcrden bir Kuran okumas\u0131 Muhammed Esed\u2019in tabiri ile \u201cbir tak\u0131m donuk kafalar\u201d taraf\u0131ndan \u015fiddetle ele\u015ftirilip, heterodoks bir metot olarak g\u00f6r\u00fclse de, di\u011fer taraftan her ge\u00e7en g\u00fcn kendisine yeni takip\u00e7iler bulmaktad\u0131r. \u015eimdi bu okuma metodunun en me\u015fhur savunucular\u0131ndan bir ka\u00e7\u0131n\u0131n hayat ve d\u00fc\u015f\u00fcncelerine g\u00f6z atal\u0131m.<\/p>\n\n\n\n<h3><span id=\"Fazlurrahman_1919-1988\"><strong>Fazlurrahman (1919-1988)<\/strong><\/span><\/h3>\n\n\n\n<p><strong><em>Hayat\u0131:<\/em><\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>1919 y\u0131l\u0131nda Pakistan\u2019\u0131n Hazare \u015fehrinde d\u00fcnyaya gelir. Dindar bir ailenin \u00e7ocu\u011fuydu. Babas\u0131 Diyobend D\u00e2rululum\u2019u mezunu olup geleneksel \u0130slami ilimler tedrisinde bulunmu\u015ftur. Fakat buna ra\u011fmen \u0130slam\u2019\u0131n \u00e7a\u011fda\u015f geli\u015fmelerle hesapla\u015fmas\u0131 gerekti\u011fine inanan bir \u00e2limdi. Fazlurrahman yenilik\u00e7i fikirlere sahip olmas\u0131nda babas\u0131n\u0131n etkisinin oldu\u011funu itiraf eder.<\/p>\n\n\n\n<p>\u0130lk e\u011fitimini Pakistan\u2019da babas\u0131n\u0131n yan\u0131nda al\u0131r. 10 ya\u015f\u0131nda Kuran\u2019\u0131 ezberler. 1933 y\u0131l\u0131nda Lahor\u2019a yerle\u015fen ailesinin yan\u0131nda y\u00fcksek\u00f6\u011frenimine ba\u015flar. Ayn\u0131 zamanda babas\u0131ndan \u0130slami ilimler tahsil etmeye devam eder. 1940\u2019ta Pencap \u00dcniversitesi\u2019nin Arap\u00e7a b\u00f6l\u00fcm\u00fcnden mezun olur. Ayn\u0131 \u00fcniversitede lisans\u00fcst\u00fc \u00f6\u011frenimine ba\u015flar.<\/p>\n\n\n\n<p>1942\u2019de y\u00fcksek lisans \u00f6\u011frenimini tamamlar. Burada ba\u015flad\u0131\u011f\u0131 doktoras\u0131n\u0131 \u0130ngiltere\u2019de devam ettirir. Oxford\u2019da \u0130bn-i Sina\u2019n\u0131n \u201cNecat\u201d adl\u0131 eserinin \u201cNefs\u201d adl\u0131 b\u00f6l\u00fcm\u00fc \u00fczerine \u00e7al\u0131\u015f\u0131r. Bu b\u00f6l\u00fcm\u00fcn analizini ve sa\u011fl\u0131kl\u0131 bir \u015fekilde \u0130ngilizce terc\u00fcmesini yapabilmek i\u00e7in Grek\u00e7e ve Latince, Bat\u0131 felsefesini takip edebilmek i\u00e7in de Frans\u0131zca ve Almanca \u00f6\u011frenir. Tezini 1949\u2019da bitirir.<\/p>\n\n\n\n<p>1950\u2019de \u0130ngiltere\u2019nin Durham \u00dcniversitesi\u2019ne \u00f6\u011fretim \u00fcyesi olarak atan\u0131r. 1958\u2019e kadar burada kal\u0131r. Ve \u0130slam felsefesi \u00fczerine e\u011filmeye devam eder. Ayn\u0131 y\u0131l Kanada\u2019ya gider. McGill \u00dcniversitesi\u2019nde do\u00e7ent olarak g\u00f6rev yapmaya ba\u015flar. Burada \u0130slam felsefesinden uzakla\u015farak \u0130slam\u2019\u0131n g\u00fcncel meselelerine yo\u011funla\u015f\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p>1961\u2019de Pakistan h\u00fck\u00fcmetinin davetiyle \u00fclkesine d\u00f6ner. Ve \u0130slami Ara\u015ft\u0131rmalar Enstit\u00fcs\u00fc\u2019nde profes\u00f6r olarak \u00e7al\u0131\u015fmaya ba\u015flar. 1962-68 y\u0131llar\u0131 enstit\u00fcn\u00fcn genel m\u00fcd\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fc g\u00f6revini \u00fcstlenir. Bu s\u00fcre i\u00e7erisinde ne\u015fir faaliyetlerine yo\u011funluk verir. Fakat \u0130slam d\u00fc\u015f\u00fcnce tarihi ile hesapla\u015ft\u0131\u011f\u0131 \u0130slam adl\u0131 eserindeki bir c\u00fcmleden \u00f6t\u00fcr\u00fc 10.000 rupi \u00f6d\u00fcl koyularak katli istenir.<\/p>\n\n\n\n<p>Bunun \u00fczerine Amerika\u2019ya ka\u00e7ar. 1969 y\u0131l\u0131nda Chicago \u00dcniversitesi\u2019nde g\u00f6reve ba\u015flar. 26 Temmuz 1988 y\u0131l\u0131ndaki vefat\u0131na kadar burada akademik faaliyetlerine devam eder.<\/p>\n\n\n\n<p><strong><em>D\u00fc\u015f\u00fcncesi:<\/em><\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>Fazlurrahman\u2019n\u0131n genel tezi \u015fudur: Kuran tarihsel bir metin olarak ele al\u0131nmal\u0131, geli\u015ftirilen yeni bir tefsir metodolojisi ile M\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n modern d\u00fcnyadaki sorunlar\u0131n\u0131 \u00e7\u00f6zebilecek ve bu alandaki ihtiya\u00e7lar\u0131na cevap verebilecek tarzda yorumlanmal\u0131d\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p>Ona g\u00f6re Kuran; Peygamberin zihninde, toplumsal \u015fartlar \u00e7er\u00e7evesinde olu\u015fmu\u015f bir olgunun tezah\u00fcr\u00fcd\u00fcr. \u0130lhamlar tanr\u0131sal olsa bile laf\u0131zlar peygambere ve laf\u0131zlar\u0131n edebi kalitesi peygamberin dil bilgisine ba\u011fl\u0131d\u0131r. Vahiy bu \u015fekilde anla\u015f\u0131lmal\u0131 ve bu d\u00fc\u015f\u00fcnce \u00e7er\u00e7evesinde pratize edilmelidir. Vahiy olgusunu tam anlam\u0131yla ilahi bir \u015fey olarak anlasak dahi, o d\u0131\u015f \u015fekliyle ebediyen ge\u00e7erli bir durum arz edemezdi.<\/p>\n\n\n\n<p>Kuran\u2019\u0131n i\u00e7eri\u011fi Peygamber d\u00f6neminde ger\u00e7ekle\u015fen olaylar \u00e7er\u00e7evesinde \u015fekil alm\u0131\u015ft\u0131r. Yani Peygamberin ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 ortamdaki ahlaki ve toplumsal durumlara g\u00f6nderilen ilahi bir cevapt\u0131r. Bu sebeple Kuran bir d\u00f6neme aittir. Belli bir d\u00f6neme hitap eder. Bir tarihin kitab\u0131d\u0131r. Tarihseldir. Evrensel de\u011fil, yereldir.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Fazlurrahman\u2019\u0131n y\u00f6ntemi k\u0131saca \u015f\u00f6yledir: \u00d6nce vahyin indi\u011fi \u00e7evre, din, adet ve kurumlar incelenmelidir. Ara\u015ft\u0131r\u0131lan konuyla ilgili ayetlerin tarihsel arka plan\u0131 netlik kazand\u0131ktan sonra bu ayetlerden bir kaide istinbat edilmeli ve bu kaideler konjonkt\u00fcre uygun bir \u015fekilde genelle\u015ftirilmelidir.<\/p>\n\n\n\n<p>Son olarak Fazlurrahman\u2019\u0131n d\u00fc\u015f\u00fcn haritas\u0131nda \u201cya\u015fayan s\u00fcnnet\u201d diye bir kavram bulunmaktad\u0131r. Ya\u015fayan s\u00fcnnet; Peygamberin s\u00f6z, fiil ve takrirleri de\u011fil, onun s\u00fcnnetine dayan\u0131larak toplum taraf\u0131ndan geli\u015ftirilen yorumlard\u0131r. Fazlarruhman\u2019n\u0131n ya\u015fayan s\u00fcnnet kavram\u0131n\u0131, geleneksel anlay\u0131\u015f\u0131n \u201cicma\u201d olarak kavramla\u015ft\u0131rd\u0131\u011f\u0131 faaliyete benzetebiliriz.<\/p>\n\n\n\n<h3><span id=\"Roger_Garaudy_1913-1912\"><strong>Roger Garaudy (1913-1912)<\/strong><\/span><\/h3>\n\n\n\n<p><strong><em>Hayat\u0131:<\/em><\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>1913 y\u0131l\u0131nda Marsilya\u2019da i\u015f\u00e7i bir ailenin \u00e7ocu\u011fu olarak do\u011far. Protestan\u2019d\u0131r. 1933 y\u0131l\u0131nda Kom\u00fcnist Partisine girer. Ve partide y\u00fckselmeye ba\u015flar. Bir yandan da felsefe tahsiline devam eder. 1939\u2019da askere al\u0131n\u0131r. Vichy h\u00fck\u00fcmetinin Kuzey Afrika\u2019daki kamplar\u0131na s\u00fcrg\u00fcn edilir. Fakat M\u00fcsl\u00fcman askerler kendisini kur\u015funa dizmeyi kabul etmez.<\/p>\n\n\n\n<p>1945\u2019te Merkez Komitesi \u00fcyesi olur. \u00d6nce Tarn, sonra Sein milletvekili, sonra da Paris\u2019ten senat\u00f6r olur. Marksist \u0130nceleme ve Ara\u015ft\u0131rma Merkezi M\u00fcd\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc \u00fcstlenir. Bu s\u00fcrede Kom\u00fcnist Partinin resmi filozoflu\u011funu yapar.<\/p>\n\n\n\n<p>1970\u2019te Sovyetlerin Prag\u2019\u0131 i\u015fgal etmesini protesto eder. Bu sebeple partiden ihra\u00e7 edilir. \u00d6nce Katolik olur. Hristiyanl\u0131k ve Marksizm\u2019in birbirini tamamlad\u0131\u011f\u0131n\u0131 iddia eder. Daha sonra hi\u00e7bir idealinden vazge\u00e7meden \u0130slam\u2019a girer.<\/p>\n\n\n\n<p>Kurtuba\u2019da Roger Garaudy Vakf\u0131\u2019n\u0131 kurar. Senegal\u2019in eski Cumhurba\u015fkan\u0131 Senghor ile Goree Adas\u0131nda De\u011fi\u015fimler \u00dcniversitesi ad\u0131nda bir e\u011fitim kurumu a\u00e7ar.<\/p>\n\n\n\n<p>27 \u015eubat 1998\u2019de insanl\u0131k su\u00e7lar\u0131n\u0131 tan\u0131mad\u0131\u011f\u0131 ve \u0131rksal lekelemelerde bulundu\u011fu gerek\u00e7esi ileri s\u00fcr\u00fclerek mahk\u00fbm edilir. 13 Haziran 2012 y\u0131l\u0131nda tam 99 ya\u015f\u0131nda Paris\u2019te vefat eder.<\/p>\n\n\n\n<p><strong><em>D\u00fc\u015f\u00fcncesi:<\/em><\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>Roger Garaudy\u2019nin sordu\u011fu ilk soru \u015fudur: \u0130slam\u2019\u0131n uyan\u0131\u015f\u0131 nas\u0131l olmal\u0131d\u0131r? Garaudy bir zamanlar d\u00fcnyada s\u00f6z sahibi olan \u0130slam medeniyetini bir buhran, bir uyku i\u00e7erisinde g\u00f6rmektedir. Ve bu k\u00f6kl\u00fc medeniyetin tekrardan uyan\u0131p d\u00fcnyada adalet ve tevhidi tesis edebilece\u011fine inanmaktad\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p>Uyan\u0131\u015f i\u00e7in Garaudy\u2019e g\u00f6re ilk hareket noktas\u0131, Kuran olmal\u0131d\u0131r. Kuran\u2019\u0131n tekrar dinamik bir hale gelebilmesi i\u00e7in \u00f6z\u00fcn\u00fcn niteli\u011fini kavramak \u00f6nemlidir. Yani ihtiva etti\u011fi unsurlar\u0131n ger\u00e7ekle\u015ftirmek istedi\u011fi ama\u00e7lar belirlenmelidir. Garaudy k\u0131saca tarihselci bir Kuran okuma metodunu tavsiye etmektedir. \u00c7\u00fcnk\u00fc Kuran yereldir. \u0130\u00e7erisinde pek \u00e7ok yerel unsur bulunmaktad\u0131r. Z\u0131har mevzusu buna bir misal olarak verilebilir. Ya da erke\u011fin kad\u0131ndan \u00fcst\u00fcn olu\u015fu veya erke\u011fin kad\u0131n \u00fcst\u00fcnde h\u00fck\u00fcm sahibi olmas\u0131 gibi unsurlar belli d\u00f6neme aittir. Bug\u00fcn bu ayetler oldu\u011fu gibi kabul edilmemelidir. Ayetlerin ini\u015fi g\u00f6z \u00f6n\u00fcnde bulundurularak maksatlar dev\u015firilmeli ve bu maksatlardan da kurallar, kaideler t\u00fcretilmelidir.<\/p>\n\n\n\n<p>\u0130\u00e7tihat Kuran\u2019\u0131n akt\u00fcelle\u015ftirilmesinin olmazsa olmaz yoludur. Samimi bir \u015fekilde i\u00e7tihat ger\u00e7ekle\u015ftirilmelidir. Ancak bu \u015fekilde Kuran her devir i\u00e7in ideal bir hayat modeli sunabilir. Aksi halde donar ve statikle\u015fir. <\/p>\n\n\n\n<h3><span id=\"Muhammed_Arkoun_1929-2010\"><strong>Muhammed Arkoun (1929-2010)<\/strong><\/span><\/h3>\n\n\n\n<p><strong><em>Hayat\u0131:<\/em><\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>1929 y\u0131l\u0131nda Cezayir Kabiliyye\u2019de gelir d\u00fcnyaya. Cezayir \u00dcniversitesi Filoloji Fak\u00fcltesini bitirir. Paris\u2019te Arap Dili ve Edebiyat\u0131 dal\u0131nda y\u00fcksek lisans yapar. 1960 y\u0131l\u0131ndan sonra Sarbonne \u00dcniversitesinde ara\u015ft\u0131rma g\u00f6revlisi ve \u00f6\u011fretim \u00fcyesi olarak g\u00f6reve ba\u015flar. Ve ona \u00fcn kazand\u0131ran doktora tezi; H.4. As\u0131rda Arap H\u00fcmanizmi; Bir Filozof ve Bir Tarih\u00e7i Olarak \u0130bn Miskeveyh\u2019i burada yazar.<\/p>\n\n\n\n<p>Hayat\u0131n\u0131n sonuna kadar pek \u00e7ok \u00fcniversitede dersler ve konferanslar verdi. Eserlerinin tamam\u0131n\u0131 Frans\u0131zca olarak kaleme ald\u0131. Neden Arap\u00e7a yazmad\u0131\u011f\u0131 soruldu\u011funda; \u201cortam ve Arap\u00e7an\u0131n bilimsel yeterlili\u011fi m\u00fcsait de\u011fil\u201d cevab\u0131n\u0131 verdi.<\/p>\n\n\n\n<p>14 Eyl\u00fcl 2010 tarihinde Paris\u2019te vefat etti.<\/p>\n\n\n\n<p><strong><em>D\u00fc\u015f\u00fcncesi:<\/em><\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>Muhammed Arkoun tarihselci bir anlay\u0131\u015fa sahip bir d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrd\u00fc. T\u00fcm k\u0131ssa ve mucizelerin sembolik anlat\u0131ma sahip oldu\u011funu iddia ederdi. B\u00fct\u00fcn \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131nda Kuran\u2019\u0131n sosyolojik, antropolojik ve arkeolojik olarak okunmas\u0131n\u0131 ve bu \u00e7er\u00e7evede de\u011ferlendirilmesi gerekti\u011fini vurgulam\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<h3><span id=\"Hasan_Hanefi_Hasaneyn_1935\"><strong>Hasan Hanefi Hasaneyn (1935-\u2026)<\/strong><\/span><\/h3>\n\n\n\n<p><strong><em>Hayat\u0131:<\/em><\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>1935 y\u0131l\u0131n\u0131n 13 \u015eubat\u2019\u0131nda Kahire\u2019de do\u011far. 1956 y\u0131l\u0131nda Kahire \u00dcniversitesi Adab Fak\u00fcltesi Felsefe B\u00f6l\u00fcm\u00fcnden mezun olur. Doktoras\u0131n\u0131 Sarbonne\u2019da tamamlar. Doktora konusu: \u0130slam hukuku ile mukayeseli dinler alan\u0131ndad\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p>1956-66 y\u0131llar\u0131 aras\u0131nda Fransa\u2019dad\u0131r. 1967 y\u0131l\u0131nda mezun oldu\u011fu fak\u00fcltede hoca olur. 1973-1980 aras\u0131nda do\u00e7ent, 1981-1995 y\u0131llar\u0131 aras\u0131nda profes\u00f6r olarak g\u00f6revde bulunur.<\/p>\n\n\n\n<p>Halen ayn\u0131 fak\u00fcltede g\u00f6rev yapmaktad\u0131r. Bunun yan\u0131 s\u0131ra ba\u015fka \u00fcniversitelerde misafir akademisyenlik yapm\u0131\u015fl\u0131\u011f\u0131 vard\u0131r. Laik oldu\u011funu s\u0131k s\u0131k vurgulayan Hanefi, Marksist d\u00fc\u015f\u00fcnce gelene\u011fine ba\u011fl\u0131 olmas\u0131 itibari ile sol d\u00fc\u015f\u00fcnceyi benimsemektedir.<\/p>\n\n\n\n<p><strong><em>D\u00fc\u015f\u00fcncesi:&nbsp;<\/em><\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>Hasan Hanefi tarihselci d\u00fc\u015f\u00fcncenin en radikal ismidir. Kuran\u2019\u0131n antropolojik olarak okunmas\u0131n\u0131 iddia eder. Sadece Kuran\u2019\u0131n de\u011fil, Allah tasavvurlar\u0131n\u0131n da tarihsel oldu\u011funa inan\u0131r. Ona g\u00f6re Kuran\u2019daki ilahi s\u0131fatlar d\u00f6nemin Arap d\u00fc\u015f\u00fcncesine ba\u011fl\u0131 olarak ifade edilmi\u015f olgulard\u0131r. Bunun yan\u0131 s\u0131ra tarih i\u00e7erisinde insanlar tanr\u0131y\u0131 hep ihtiya\u00e7lar\u0131 oldu\u011fu gibi tasavvur etmi\u015flerdir.<\/p>\n\n\n\n<p>Hanefi Kuran\u2019da \u00e7eli\u015fkiler oldu\u011funu iddia etmi\u015ftir. Fakat onu tekfir edenlerin dayana\u011f\u0131 bu de\u011fil, Kuran i\u00e7in yapm\u0131\u015f oldu\u011fu benzetmedir. Hasan Hanefi i\u00e7erisinde isteyenin istedi\u011fini buldu\u011fu iddias\u0131yla Kuran\u2019\u0131 bir \u201cs\u00fcper markete\u201d benzetmi\u015ftir. Bu da onun kimi \u00e7evrelerce tekfir edilmesine sebep olmu\u015ftur.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>Tarihselcili\u011fe y\u00f6nelik ele\u015ftiriler ve tahlili<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>Son olarak \u015funu ifade etmekte fayda var; tarihselcilik olarak adland\u0131r\u0131lan bu okuma metodu geleneksel\/evrensel Kuran okuyucular\u0131 taraf\u0131ndan pek \u00e7ok a\u00e7\u0131dan ele\u015ftirilmektedir. Tam olarak sistemle\u015fmemi\u015f olmas\u0131 itibari ile ciddi \u015fekilde tenkite tabi tutulmaktad\u0131r. Fakat yap\u0131lan tenkitlerden ilki; bu okuma metodunun Bat\u0131 men\u015feli olmas\u0131d\u0131r. Yani tarihselcilik; Bat\u0131\u2019n\u0131n \u0130ncil\u2019i mitolojilerden ar\u0131nd\u0131rmak ve ilahi mesaj\u0131 \u00e7a\u011fa tekrar hitap eder hale getirmek i\u00e7in tasarlad\u0131\u011f\u0131 bir metottur. Bu sebeple Kuran\u2019a uyarlanmas\u0131 katiyen yanl\u0131\u015f bir tutumdur. Tarihselcili\u011fi savunan d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrler Kuran\u2019\u0131 \u00e7a\u011fda\u015f konjonkt\u00fcre uydurabilmek nam\u0131na metni tahrif etmektedir. Bu sebeple Kuran tarihselcilerin havai tutumlar\u0131na kurban edilmemelidir. B\u00f6yle bir tenkitin ne kadar kesif bir \u015fekilde retorik koktu\u011fu biraz dikkatli bak\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda g\u00f6r\u00fclecektir.<\/p>\n\n\n\n<p>Bir d\u00fc\u015f\u00fcnce Bat\u0131 men\u015feli oldu\u011fu i\u00e7in neden kullan\u0131lmas\u0131n? Bunun yan\u0131 s\u0131ra evrensel okuma metodu ne kadar \u00f6zg\u00fcn ve orijinaldir?<\/p>\n\n\n\n<p>Kan\u0131mca tarihselcili\u011fi Bat\u0131 men\u015feli olmas\u0131 itibari ile ele\u015ftirenlerin \u00f6ncelikle bu iki soruya cevap vermesi gerekmektedir. Yoksa Bat\u0131 kaynakl\u0131 olan bu metodun Kuran\u2019\u0131 tahrif edece\u011fi iddias\u0131 retorikvari bir ele\u015ftiri olur. Ele\u015ftiri d\u00fc\u015f\u00fcnsel s\u00fcrecin d\u00f6rd\u00fcnc\u00fc sacaya\u011f\u0131n\u0131 olu\u015fturur. Ve idrake hitap eder. Retorik ise hissi muhatap al\u0131r. \u0130spat de\u011fil, ikna etmeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131r. Ki tan\u0131m \u00fczerinden tasavvur \u00fcretmeyen bir kavram ve kan\u0131t \u00fczerinden tasdik \u00fcretmeyen bir \u00f6nerme, idraki de\u011fil, yaln\u0131zca ihsas\u0131 besler.<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>\u0130&ccedil;indekilerGiri\u015f\u0130lmi Tefsir \u00c7abalar\u0131Tantavi b. Cevheri el-M\u0131sri (1862-1940)Muhammed Re\u015fid R\u0131za (1865-1935)Ahmet Mustafa Mera\u011fi (1883-1952)Seyyid b. Kutub b. \u0130brahim b. H\u00fcseyin e\u015f-\u015eirazi (1906-1966)Fazlurrahman (1919-1988)Roger Garaudy (1913-1912)Muhammed Arkoun (1929-2010)Hasan Hanefi Hasaneyn (1935-\u2026) Giri\u015f Bu yaz\u0131m\u0131zda \u201c\u00e7a\u011fda\u015f\u201d ad\u0131n\u0131 verdi\u011fimiz d\u00f6nemi yine bu d\u00f6neme ait ak\u0131m ve d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrler \u00fczerinden incelemeye \u00e7al\u0131\u015faca\u011f\u0131z. Fakat bundan \u00f6nce bahsetti\u011fimiz Kuran\u2019a farkl\u0131 yakla\u015f\u0131mlar\u0131n sebebi neydi? [&hellip;]<\/p>\n","protected":false},"author":17,"featured_media":4315,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":[],"categories":[9],"tags":[],"aioseo_notices":[],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/www.emedrese.com.tr\/blog\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/3855"}],"collection":[{"href":"https:\/\/www.emedrese.com.tr\/blog\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/www.emedrese.com.tr\/blog\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.emedrese.com.tr\/blog\/wp-json\/wp\/v2\/users\/17"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.emedrese.com.tr\/blog\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=3855"}],"version-history":[{"count":3,"href":"https:\/\/www.emedrese.com.tr\/blog\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/3855\/revisions"}],"predecessor-version":[{"id":4693,"href":"https:\/\/www.emedrese.com.tr\/blog\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/3855\/revisions\/4693"}],"wp:featuredmedia":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.emedrese.com.tr\/blog\/wp-json\/wp\/v2\/media\/4315"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/www.emedrese.com.tr\/blog\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=3855"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.emedrese.com.tr\/blog\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=3855"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.emedrese.com.tr\/blog\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=3855"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}